Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3282 E. 2012/6238 K. 12.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3282
KARAR NO : 2012/6238
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı banka tarafından hakkında Borçka İcra Müdülüğü’nün 2008/415 E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibe dayanak kredi ikraz sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, sözleşme tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğunu belirterek kredi sözleşmesi gereğince davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; Borçka İcra Müdürlüğü’nün 2008/415 esas sayılı dosyasında takibe dayanak 05.11.1999 tarih ve 530 nolu tarımsal krediler ikraz sözleşmesinde davacının ismi ile doğum tarihi olarak 1980, aynı satır üzerinde baba ismi olarak … yazıldığı, nüfus kaydına göre davacı 20.11.1982 doğumlu olup, baba isminin … anne isminin ise … olduğu, nüfus kaydına göre davacının doğum tarihinde bir düzeltme yapılmadığı, davacının sözleşmenin düzenlendiği 05.11.1999 tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olup, fiil ehliyetine haiz olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davacının davalıya 05.11.1999 tarih ve 530 sayılı banka kredi sözleşmesi gereğince borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delilllerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle sözleşme tarihi itibariyle davacının fiil ehliyetine haiz olmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 5766 Sayılı Kanunun 11. maddesinin (ç) bendi ile değişik 123. maddesindeki harç istisnası yutrdışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olarak uygulanmaktadır. Yeniden yapılandırma ile ilgili 4603 sayılı Kanunda öngörülen muafiyetin bankanın davacı olduğu davalarda uygulanabileceği, anılan yasa hükmü gereğidir. Davalı bankanın somut olayda harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Harç kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni, aleyhe bozma yasağı kuralının istisnalarındandır. Bu durumda mahkemece; davalı bankanın karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.