YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3293
KARAR NO : 2012/6241
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı banka tarafından hakkında Borçka İcra Müdürlüğü’nün 2008/475 E. sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibe dayanak kredi ikraz sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek kredi sözleşmesi gereğince davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre takibe dayanak 05.11.1999 tarih ve 513 nolu tarımsal krediler ikraz sözleşmesindeki davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davacının davalıya 05.11.1999 tarih ve 513 sayılı banka kredi sözleşmesi gereğince borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delilllerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığının Adli Tıp Kurulu raporu ile saptanmış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 5766 Sayılı Kanunun 11. maddesinin (ç) bendi ile değişik 123. maddesindeki harç istisnası yurtdışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olarak uygulanmaktadır. Yeniden yapılandırma ile ilgili 4603 sayılı Kanun’da öngörülen muafiyetin ise Ziraat Bankasının davacı olduğu davalarda uygulanabileceği, anılan yasa hükmü gereğidir. Davalı bankanın somut olayda harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Harç kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni, aleyhe bozma yasağı kuralının istisnalarındandır. Bu durumda mahkemece; davalı bankanın karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.