Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/349 E. 2012/11169 K. 05.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/349
KARAR NO : 2012/11169
KARAR TARİHİ : 05.07.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer tarafdan kimse gelmemiş olduğundan, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacılardan …Ulaşım Akaryakıt San. Tic. Ltd. Şti.nin keşideci olduğu diğer davacı …Akaryakıt Ürünleri Ltd. Şti. emrine düzenlenen ve davalıya ciro edilen 21.02.2007 keşide tarihli 43.416,00 TL’lik çeke istinaden hamil davalı, davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapmıştır.
Dava çekteki keşideci ve ciranta imzalarının davacı şirketlerin yetkililerine ait olmadığı, bu nedenle çekle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili; Müvekkili ile davacı ciranta arasında hukuki ilişki bulunduğunu, bu nedenle çekin müvekkiline ciro edildiğini, hatta müvekkiline kısmi ödemede yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre; çekteki keşideci imzası ile ciranta imzasının davacı şirketlerin yetkililerine ait olmadığı, ayrıca davalının davacının yaptığı 3.500,00 TL’lik ödemenin çeke dayalı olarak yapıldığının davalı tarafından kanıtlanamadığından davacıların çekle borçlu olmadığının tespitine, çekin ve takibin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar çekin keşidecisi ile lehdarı olup keşideci, keşideci imzasının, lehdar da ciro imzasının şirket yetkililerine ait olmadığını ileri sürmüş, davalı vekili ise çeke istinaden ödeme yapıldığını, davacı şirketin …tarafından ciro edilen başka çekleri ödediğini bu konuda teamül oluştuğunu iddia etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, çekin tanzim tarihi 21.02.2007 olup, bilirkişi incelemesine esas alınan imza örneklerinden birinin çekin tanzim tarihinden önceki tarihli, dördünün ise sonraki tarihli örneklerinden oluştuğu anlaşılmaktadır. İmza incelenmesinden sağlıklı sonuç alınabilesi için çekin tanzim tarihinden önceki tarihte atılmış imza örnekleri celp edilerek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi doğru olmadığı gibi, davalı tarafından imzanın …’a ait olduğu ve …tarafından imzalanan çeklerinde davacı tarafından ödendiği böylece davacı şirketlerin …’ın imzasını benimsediği yolundaki iddiasının değerlendirilmemesi de isabetli görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yagrıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınacak davalıya ödenmesine 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.