Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3514 E. 2012/8785 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3514
KARAR NO : 2012/8785
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, eczacı olan müvekkilinin davalı ile olan ilaç alımı hususundaki ticari ilişkisinin 50.000.00 TL bedelli 11.04.2007 tarihli teminat mektubunu vermesiyle başladığını, sonrasında aldığı mal karşılığı davalı şirkete toplam 179.933,97 TL tutarlı 3 adet çek verdiğini, akabinde eczanesini eczacı….’e davalı şirkete olan çek bedellerini ödemesi karşılığı devrettiğini, ancak ödeme yapmadığını, çekler karşılıksız çıkınca davacının 20.000.00 TL ödediğini, sonrasında …’ün borcu yüklenmesi hususun da davalı şirket ile anlaşıp, borca karşılık 3. kişinin taşınmazını ipotek edip, ayrıca şahsi bonolarını verdiğini, böylelikle davacının davalıya borcu kalmadığını, davalının çekleri davacıya iade edeceğini, onun da davacı aleyhine çeklerle icra takibine başladığını, davalının hiçbir hak ve alacağı kalmadığı halde 50.000.00 TL tutarlı teminat mektubunu 28.02.2008 tarihinde nakde çevirdiğini, bu tutarın davacıya ödenmesi ve 3 çekin iadesi istemiyle keşide edilen ihtarnameden sonuç alınamadığını belirterek 50.000.00 TL’nin tazmin tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eczanesine aldığı mal bedelini ödemediğini, müvekkilinin davacının borcu için borcun nakli anlaşması yapmadığını, 3 adet çekin …’e davacıya verilmek üzere teslim edilip, bunların yerine …’den şahsi senetler alındığı gibi ipotek tesis edildiğini, teminat mektubunun iade edileceği hususunda davacı ile anlaşma bulunmadığını, yeni eczane sahibinin senetleri de ödememesi üzerine süreli olan teminat mektubunun nakde çevrilip, …’den alınan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başlandığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, taraf defterlerinin incelenmesiyle düzenlenen bilirkişi raporu, toplanan delillere göre, davacının yapılan ödemeler sonucu halen davalıya borçlu olduğu, 3. kişinin davalıya ayırca bono verip, ipotek tesis ettiği halde davalının davacıyı borçtan beri kılmadığı, bu ek teminatların davacıyı davalıya karşı sorumluluktan kurtarmadığı gerekçeleriyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacının davalı şirkete olan borcunun ödenmesi için … ile anlaştıkları, bu şahsin davalı şirket yetkilileriyle görüşüp, davacı borcuna karşılık ipotek tesis ettiği, keza 178.990,00 TL bedelli 4 adet bono verdiği dosya içeriği ile sabittir.
B.K.’nun borcun naklini düzenleyen 173. maddesi gereğince borcun nakli taahhüdü somut olayda olduğu gibi ivazlı ise bu sözleşme şekle bağlı değildir. Aynı yasa’nın 174. maddesi hükmü gereğince de borcun nakli sözleşmesi eski borçlunun bir başka deyiş davacının borcunu üzerine alan dava dışı … ile alacaklı davalı arasında yapılır. Bu sözleşmeye davacı borçlunun katılmasına ve hatta rızasına dahi gerek yoktur. Borcun nakli sözleşmesinin ana amacı, eski borçluyu borçtan kurtarmak ve yerine bir başkasının geçmesini sağlamaktır. Burcun nakli sözleşmesi icap, kabul ve tarafların ehliyeti ve nakde elverişli bir borcun var olmasıyla gerçekleşir. Borcun nakli sözleşmesinin meydana gelebilmesi için alacaklının 3. kişi tarafından ileri sürülen icabı kabul etmesi gerekir, alacaklının kabulü açık ya da örtülü olabilir.
Bu açıklamalar doğrultusunda olayımıza bakıldığında, davacının, davalıya olan borcunun dava dışı … tarafından ödenmesi kabul edilmiş ve bu icap davalı tarafça dava dışı şahıstan ipotek ve senetler alınmak suretiyle davacı yanca açıkça borcun nakli kabul edilmiştir. Kaldı ki davalı lehine tesis edilen bu ipoteğe dayanarak 29.02.2008 tarihinde … ile teminat ipoteği borçlusu Mehmet Fatih Uygun aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2008/5745 nolu dosyasında davalı takip yapmıştır. Hal böyle olunca mahkemece BK.’nun 173. ve 174. maddeleri gözetilerek somut olayda borcun nakledilmiş olduğunun ve davacının borcundan kurtulmuş olduğunun kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.