Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3522 E. 2012/9386 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3522
KARAR NO : 2012/9386
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında satış noktası sözleşmesi ile ekindeki özel şartların imzalandığı, davalı …’ın ise bu sözleşmeyi müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkilinin sözleşme gereği edimini yerine getirmesine rağmen davalı şirketin sözleşmede belirlenen ürün kotasını doldurmadığını ve borcunu ödemeyip mal alımını kestiğini, dolayısıyla sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini belirterek sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiş, diğer davalı … vekili ise davanın açıldığı tarih itibariyle davalının ölmüş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda; davacının incelenen defter kayıtlarına göre mal alımının süre dolmadan 29.12.2007 tarihli 78,35 TL’lik fatura karşılığı yapıldığı ve 30.05.2008 tarihi itibarı ile yapılan son ödeme ile ticari ilişkinin sonlandırıldığı, bu şekilde davalının edimini yerine getirmediği ve sözleşme şartları uyarınca davacının haklı nedene dayanarak sözleşmeyi feshettiği, bu nedenle de davacının hem cezai şartı talep etme hem de münhasır satış ve reklam yeri ve tabela görüntü bedeli altında alacağı olan 15.340,00 TL’yi talep etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davalı … İl.Sis Ltd.Şti.hakkındaki davanın kısmen kabulüne , ancak diğer davalı …’ın dava tarihinde ölü olması nedeniyle bu kişi hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesinin 1. fıkrasında bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın rızası ile mümkün olduğu belirtilmiş, 3. fıkrasında ise, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, kendisine dava açılan …’ın dosyada bulunan veraset belgesine göre 06.01.2008 tarihinde öldüğü, uyuşmazlığa konu davanın ise 04.01.2010 tarihinde açıldığı görülmektedir. Dolayısıyla ölüm tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında yaklaşık 2 yıla yakın bir zaman aralığı vardır. Bu zaman aralığı dikkate alındığında davacının dürüstlük kuralına riayet ettiği kabul edilemez. Zira tacir olan ve oldukça büyük bir işletme olan davacı şirket sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalayan kişinin halen yaşayıp yaşamadığını araştırmalı ve buna göre dava açmalıdır. Keza HMK’nın 124. maddesinin gerekçesinde de ölü bir kişiye karşı dava açıldığında iradi taraf değişikliğinin dava açılmadan veya işlem yapılmadan kısa bir süre önce bu kişinin ölmüş olması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, her ne kadar kararın gerekçesinde 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi tartışılmamışsa da sonuç itibariyle davalı … yönünden davanın reddi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.