Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3583 E. 2012/11054 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3583
KARAR NO : 2012/11054
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, satım sözleşmesindeki koşullara aykırı davranıldığı iddiasına dayalı olarak verilen avansın iadesine, yoksun kalınan kârın tazminine ve sözleşmede kararlaştırılan tazminatın tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, satım sözleşmesine konu olan fidanların, ithal edileceği İspanya’da davacı yetkililerine ve davacının aracılık yoluyla satacağı üçüncü kişi konumundaki …AŞ. yetkililerine gösterildiğini, ancak davacının müvekkili şirketi devreden çıkararak ticari ahlaka aykırı davrandığını, bu nedenle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının avansın ikinci taksidini ödemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini ispatlayamadığı, davacının ikinci avans taksidini haklı bir neden olmaksızın yatırmadığı, bu nedenle sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı zararı ve yoksun kaldığı kârı talep edemeyeceği, davalının sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle tarafların aldıklarını geri vermeleri gerektiği, bu nedenle davacının 26.000 Euro avansın iadesini talep etmekte haklı olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 15.9.2008 tarihli sözleşmenin 5.bendinde kararlaştırılan avansın ikinci taksiti olan 19.500 Euro’nun “Fidanlar Kasım ayında İspanya’da sağlıklı bir şekilde görüldükten sonra” satıcının hesabına yatırılması öngörülmüştür.
Davacı taraf İspanya’ya gittiklerini, İspanyol şirketinin davalının kendilerine ödemiş olduğu bir avans bulunmadığı için davalı adına ayrılmış herhangi bir fidanları olmadığını beyan ettiğini iddia etmiştir. Davalı taraf ise avansın ikinci taksitinin yatırılmaması nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini savunmaktadır.
Mahkemece; sözleşmede davalının İspanyol şirketine avans vermesine ilişkin bir şart öngörülmediği ve davacının avansın ikinci taksitini (19.500 Euro) yatırmamasının haklı bir nedeni olmadığı gerekçeleriyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Davalının İspanyol şirketine avans ödemesi yapmasının zorunlu olduğuna dair taraflar arasındaki sözleşmede bir hüküm bulunmamakla birlikte, satım akdine konu fidanlar İspanya’da sağlıklı şekilde görülmeden davacının avans ikinci taksitini yatırma mecburiyeti yoktur. Diğer bir anlatımla öncelikle davalının satım akdine konu fidanları davacıya göstermesi gerekmektedir. Davacı tanıkları, davacı şirket yetkililerinin İspanya’ya gittiklerini, davalı şirket temsilcilerinin İspanya’da kendilerini karşılamadıklarını, fidanlığa gittiklerinde ise sözleşmede öngörülen miktar ve vasıfta kendilerine ayrılmış fidanların bulunmadığını anladıklarını ifade etmişlerdir. Bu durumda, davacı tarafın fidanları görmeden ve hatta avansının bir bölümünü yatırdığı fidanların kendisine ayrılmadığını tespit ettikten sonra avansın ikinci taksitini ödemekle yükümlü tutulması sözleşmenin 5.bendine uygun düşmez.

O hâlde mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeye göre fidanların sağlıklı şekilde davacıya gösterilip gösterilmediği öncelikle belirlenmeli, fidanlar gösterilmiş olmasına rağmen davacı avans ikinci taksitini ödememişse davalının sözleşmeyi feshetmesi haklı sayılmalı, bilakis fidanlar gösterilmemişse davalının sözleşmeyi feshetmesi haksız sayılarak haksız feshin hukuki sonuçlarına göre karar verilmelidir. Mahkemece sözleşmenin 5. bendinin somut olaya uygulanmasında hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.