Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3601 E. 2012/10167 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3601
KARAR NO : 2012/10167
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafça ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, dosyada borçlulardan …’in davacının eski eşi olduğunu ve 2005 yılında … isimli kişinin borcuna kefil olduğunu, aynı zamanda davacının oturduğu imarsız gece kondu evin de ipotek edildiğini, daha sonra davacının kocasından boşandığını, aradan yılların geçtiğini ancak davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılıp, taşınmazın satışa çıkartıldığını, davacının yaptığı araştırmada hiç tanımadığı … isimli kişinin borcundan dolayı kendisinin bilgisi dışında yapılan başka bir sözleşmeye dayanılarak borçlu gösterildiğini öğrendiğini, davacının imzaladığı sözleşmeyi …’e kefil olan eski eşi …’ın borcu nedeniyle ipotek tesis etmek suretiyle borçlu hale getirildiğini ancak bu şekilde sorumlu olmaması gerektiğini, takipteki asıl borçluyu tanımadığını, herhangi bir şekilde ipotekten başka kefilliğinin söz konusu olmadığını, ipoteğin veya kefilliğin geçerli olması için sözleşmenin açık, anlaşılabilir, meblağın belli, yaptırımların belli olması gerektiğini belirterek müvekkilinin takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sahibi olduğu taşınmazın üzerinde müvekkili lehine gerek davacının gerekse … ve veya …’in müvekkili ile imzaladığı her türlü sözleşmeden ve kefaletlerinden bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçları karşılamak üzere 40.000,00 TL ye kadar ipotek tesis edildiğini, bu nedenle davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, cevap, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının imzaladığı ipotek sözleşmesinde verilen ipoteğin …, … ve davacının banka ile imzaladıkları tüm sözleşmeler için teminat olduğu, keza sözleşme dışında bu kişiler tarafından kredinin ödenmesi amacı ile verilen senetlerden doğan borçlarında teminatı olduğu, ancak verilen ipoteğin üst limit ipoteği olması nedeniyle davacının ipotek miktarından daha fazla miktardan dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava 63.280,83 TL asıl alacak ve 80.871,31 TL faiz olmak üzere toplam 144.152,14 TL üzerinden başlatılan ilamsız takibe karşı açılan menfi tespit davasıdır. Davacı tarafça dava değeri asıl alacak olan 63.280,83 TL gösterilmiş ve harç bu miktar üzerinden alınmıştır. Ancak mahkemece harçlandırılan miktar olarak sadece asıl alacak miktarı gösterilmesine rağmen toplam alacak üzerinden hüküm kurulması ve bu yön üzerinde durulmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.