Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3648 E. 2012/15148 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3648
KARAR NO : 2012/15148
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan Tedaş vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalılardan ihbar olunan Tedaş vek.Av…. gelmiş, diğer davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirketin tavuk üretme çiftliği olduğunu, 05.02.2006 günü meydana gelen elektrik kesintisi nedeniyle müvekkile ait tavuk çiftliğinde hava sirkülasyonunu sağlayan fonların çalışamaz hale geldiğini ve tavuk ölümleri olduğunu, jandarma tutanağı ile 39.922 adet 10 haftalık tavukların öldüğünün tespit edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin şimdilik 3000 TL. zararın olay tarihinden itibaren en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 09.04.2008 tarihinde davasını ıslah ederek, talebini 159.688 TL.ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, mücbir sebep nedeniyle meydana gelen olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, doğal afet kapsamında da kabul edebileceğini, kusurun basiretli tacir gibi davranmayarak alternatif enerji sistemi kurmayan davacıda olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
13.10.2010 tarihli celsede, 4628 sayılı Kanun m.15 ve 24.07.2006 tarihli sözleşmeye göre, husumetin davalı safında Tedaş yönünden bakılıp yürütülmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, alınan raporlara göre, davalının sunduğu hizmetin gereği, elektriği kesintisiz sunmak zorunda olduğu gibi, davacının jeneratör bulundurma durumunun sözleşmeye bağlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 159.688 TL.nin 05.02.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankasınca kısa vadeli krediler için uygulanan reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı Tedaş vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Tedaş vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece alınan 16.02.2009 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda, “Kurduğu tesisin özelliklerini göz önünde bulundurarak, enerji kesintilerine karşı alternatif bir sistemi
uygulamadığı için tesis sahibinin kusurlu olabileceği” belirtilerek doğal koşullarından kaynaklanabilecek arızaların öngörülmesi ve yatırımın bir jeneratör temini ile güvence altına alınması hususunun işletme sahibinin sorumluluğunda olduğu bildirilmiştir. Bu rapora itiraz üzerine alınan başka bir bilirkişi kurulunun kök ve ek raporlarında ise, “…Davalı …, imtiyaz sureti ile çalışan bir şirkettir. Davacının davalı dışında başka bir şirketten elektrik tedarik etme seçeneği bulunmamaktadır. Davalı … kendisiyle sözleşme yapan abonelerine kesintisiz elektrik sağlamakla yükümlüdür. Davacının, davalı şirkete güvenmekten başka bir kusuru bulunmamaktadır. Davalı şirketin 9 saat süreyle elektrik kesintisine sebebiyet vermesi ve abonelerine elektrik temin edememesi onun kusurunu oluşturur. Elektrik kesintisine neden olan olayın mücbir sebep oluşturacak yoğunlukta olmaması nedeniyle, davalı borcundan kurtulmuş sayılamaz.”şeklinde görüş bildirilmiştir. Anılan bu rapora da davalı vekili itiraz etmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece bilirkişi kurulu raporları arasındaki çelişki gözetilerek, davacının bu büyüklükteki ticari işletmesinde, her türlü aksaklığı gözeterek (elektrik kesintisi, vb.) önceden gerekli tedbirleri alması gerekip gerekmediği, keza olayın vukuu bulduğu anda, nöbetçi olan davacı çalışanının, pencerelerin açılması veya benzer şekildeki tedbirlerle zararı azaltma imkanı olup olmadığı bir başka deyişle davacı yanın müterafik kusurlu olup olmadığı yönünde yeterince durularak, gerekli görüldüğünde bu yönde konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yanın öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı Tedaş yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılardan Tedaş yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.