YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3728
KARAR NO : 2012/11686
KARAR TARİHİ : 12.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki finansal kiralama – mal iadesi – alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … AŞ. arasında 16.01.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin düzenlendiğini, diğer davalıların da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalıların kira borçlarını ödemeleri üzerine ihtarname çekilerek (60) günlük süre verildiğini, davalıların kira bedelini ödemedikleri gibi kiralama konusu malı da iade etmediklerini, sözleşmenin feshi şartlarının gerçekleştiğini belirterek sözleşmenin feshine, vadesi gelmiş 18.075 TL kira bedeli ile vadesi gelmemiş 204.951 TL kira bedelinin tahsiline ve kiralamaya konu malın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar …Sağlık AŞ., … ve … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, sözleşmedeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, sözleşme tarihinde müvekkilinin yurtdışında olması sebebiyle sözleşmeyi imzalamasının fiilen imkansız olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, mal iadesi talebinin kabulüne, alacak istemi yönünden ise, davalı … hakkındaki davanın sözleşmedeki imzanın adı geçen davalıya ait olmadığı gerekçesiyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalılardan … vekili, dava konusu sözleşmedeki imzaların müvekkiline ait olmadığını savunmuştur. HUMK’nun 295/1 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 82/2 maddeleri uyarınca noterlerce düzenlenen hukuki işlemler sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir. Böyle bir imzanın sahteliği iddiası, sözleşmenin diğer tarafına olduğu kadar sözleşmeyi imzalayan notere karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup hükmen sabit görülmesi halinde Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca noterin hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi, noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilir. Bu durumda mahkemece davalı Sadır Semih Gül vekiline, ilgili noter aleyhine dava açmak üzere süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.