YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3909
KARAR NO : 2012/14693
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Kooperatif Başkanı … ile davalı vek.Av….aydemir’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan Kooperatif Başkanı ile avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, zamanaşımına uğramış bonoya istinaden yapılan icra takibine vaki itirazın TTK.nun 644.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından davacıya karşı açılan menfi tespit davasının henüz sonuçlanmaması nedeniyle davanın derdestlik yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının yetkili hamil olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, TTK.nun 644’üncü maddesinin uygulanamayacağını, dava konusu bononun teminat amacıyla verildiğini, ciranta …’ın Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanında bononun teminat amacıyla verildiğini açıkladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bononun vadesinin 15.11.2005 olmasına rağmen icra takibinin üç yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 02.11.2009 tarihinde yapıldığı, yapılan itiraz üzerine icra takibinin durması nedeniyle itirazın iptali davasının 20.10.2010 tarihinde açıldığı, bu nedenle takip tarihi itibariyle bononun zamanaşımına uğradığı, bonodan dolayı 3 yıl içinde takip yapılması gerektiği, borçlu (davalının) ödeme emrine itirazında zamanaşımına def’ini ileri sürmese dahi itirazın iptali davasında bu def’iyi ileri sürebileceği, geçerli bir genel haciz yoluyla takip yapılmasının itirazın iptali davasının koşullarından olduğu, itirazın iptali davası sebepsiz zenginleşme davası olarak nitelendirilse dahi bononun vadesini takip eden 3 yıldan sonraki bir yılda açılmadığı, davalının süresinde davaya karşı zamanaşımı def’inde bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, takibe konu edilen bononun vade tarihi 15.11.2005 olup, takip tarihi 2.11.2009’dur. Takip tarihi ile vade tarihi arasında üç yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 61’inci ve devamı maddelerine göre, 1 yıllık zamanaşımı süresi henüz tamamlanmadan icra takibi yapıldığı dosya içeriği ile sabittir. Bu durumda genel hükümlere tabi olan BK’nun 61’inci ve devamı maddelerinde öngörülen zamanaşımının aynı Kanun’un (BK’nun) 133’üncü maddesinin 2’nci bendi uyarınca icra takibi yapılması ile kesileceği gözetilmeden, işin esasına girilip davalının açmış olduğu menfi tespit davasının sonucu da beklenerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.