YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3937
KARAR NO : 2012/10371
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, geçersiz araç satış sözleşmesi nedeniyle tarafların aldıklarını iade ile yükümlü olduklarından bahisle ödenen 16.750,00 TL’nin davalılardan tahsili ve takibe konu senetlerin iptali istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, müvekkilleri ile davacı arasında 28.000,00 TL’ye araç alım satımı konusunda anlaşıldığını, davacının 14.000.00 TL ödediğini, aracın trafik ve kasko sigortalarını yatırmayan davacının araçla kaza yapması üzerine dava dışı sigorta şirketinin kazaya karışan diğer araç için ödediği 11.000 TL hasar bedelini rücuen müvekkilinden tahsil ettiğini, yine davacının ödemesi gereken araç bandrol ücretleri ile trafik cezasını ödemediğini, davacının ödemelerinin mahsubu halinde 6.000.00 TL kaldığını, davaya konu senetlerin bu nedenle alındığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 16.750,00 TL’nin tahsiline, takibe konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 17.02.2010 günlü 2009/4580 esas, 2010/1625 sayılı kararı ile “davacının ödeme iddiasının dayanaklarının neler olduğu gerekçede açıklanmadan ve varsa harici satış sözleşmesi getirtilerek değerlendirilmeden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi aracın hasarlı olarak davalı şirkete teslim edildiği ve bu konuda davalı şirket tarafından davacıya tazminat davası açıldığı halde açılan tazminat davasının bu dava ile birleştirilmesi veya sonucunun beklenmesi” gerekçesiyle eksik inceleme nedeniyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonunda; davacının karıştığı kaza nedeniyle, davalı şirket tarafından ödenen araç hasar bedeli ile bandrol ücreti ve trafik cezalarına ilişkin ödemelerden davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabulü ile 5.444,00 TL’nin davalılardan tahsiline, icra takip dosyasından da davacının davalı alacaklı …’e borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacının temyiz itirazlarına gelince; Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu yetersiz olup, davacının alacağının belirlenmesinde hataya düştüğü anlaşılmaktadır, şöyleki; araç hasar bedelinin davacıdan tahsili için davalı şirket tarafından açılan davada, davacıdan hasar bedelinin tahsiline karar verilmiş, hüküm 22.01.2009 tarihinde de kesinleşmiştir. Buna rağmen tekrar davacı alacağından mahsup edilmiştir. Ayrıca taraflar arasındaki harici satış sözleşmesi uyarınca tarafların da kabulünde olduğu üzere davaya konu araç 10.03.2004, 15.04.2007 tarihleri arasında davacı elinde bulunmuş, anılan tarihler öncesi ve sonrasına ilişkin trafik cezası ve bandrol ücretlerinin de davalı alacağından mahsubu ile davacı alacağı hesaplanmıştır. Davacı bilirkişi raporuna itiraz etmişse de ne var ki mahkemece itirazlar üzerinde durulmadan benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalıların temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.