YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3947
KARAR NO : 2012/9666
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki malın iadesi davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, taraflar arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında davalıya kiralanan ve teslim edilen malın kira borçlarının süresinde ödenmemesi üzerine keşide edilen ihtarnamede verilen 60 günlük süre içinde de ödeme yapılmadığı iddiası ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile sözleşmeye konu malın davacıya iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne dair verilen ilk kararı davalının temyizi üzerine Dairemizce; “Davalı yan gerek davaya karşı verdiği cevap dilekçesinde, gerekse de bilirkişi raporuna karşı düzenlediği itiraz dilekçesinde, davacının borcun ödenmesi için keşide ettiği ihtarnamenin 04.02.2009 tarihinde tebliğ edildiğini, anılan ihtarnamede tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük ödeme süresi verildiğini, ne var ki, bu süre dolmadan 26.02.2009 tarihinde … İcra Müdürlüğünün 2009/4923 sayılı icra dosyası ile takibe geçtiğini, 3229 sayıl Finansal Kiralama Kanunu’nun 23.maddesi hükmüne göre davacının fesih iradesinde haksız olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece, davalının savunması ve itirazı üzerinde durulup, fesih olgusunun gerçekleşip, gerçekleşmediği, diğer bir anlatımla davanın zamansız (erken) açılıp açılmadığı hususu tartışılıp değerlendirilmeden yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … şirketi, davalı kiracıya keşide ettiği 26.01.2009 günlü ihtarnamesi ile ödenmeyen 82.927,80 USD kira bedeli ve kira masrafının faizleriyle birlikte ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde ödenmesini aksi halde sözleşmenin feshedilmiş olacağını, 60 günlük süre sonundan itibaren 3 gün içinde iadesini, aksi halde ödememe sebebiyle tüm kira borçlarının muaccel hale geleceğinden ileriye dönük kira borçları ile satın alma bedelinin de faizleriyle ödenmesini talep etmiştir.
Anılan bu ihtarname davalı-kiracıya 04.02.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarla verilen 60 günlük süre 05.04.2009 günü itibariyle dolmuş, iş bu dava 20.07.2009 tarihinde açılmış, ihtara konu edilen kira alacaklarıyla ilgili tahsil istemli ilk icra takibine ise 05.04.2009 tarihinden önce başlanmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulmasıyla yapılan yargılama sonunda verilen kararda, davacı yanın ödenmeyen kira bedeli ve kira masraflarıyla ilgili olarak ihtarnamede verilen süre beklenilmeksizin davacının takip yaptığı, ihtarda verilen süre dolduktan sonra açılmış olan iş bu malın iadesi davasına anılan takiplerin etkisi olup olmayacağı karar yerinde yazılı gerekçelerle tartışılıp, davanın reddine karar verilmiş ise de; ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için yapılan takibin iş bu malın aynen iadesi davasının ihtarla verilen süre sonunda açılmış olduğu gözetilerek davayı etkilemeyeceğinin kabulü gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşmasında vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.