Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/400 E. 2012/5590 K. 04.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/400
KARAR NO : 2012/5590
KARAR TARİHİ : 04.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine başlattığı takibe konu bono atındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek davalıya borçlu olunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda bonodaki borçlu imzasının davacının eli mahsulü olmadığının belirtildiği, İİK’nun 72/5 maddesindeki yasal şartların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının aleyhine bonoya dayalı yapılan takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,takibe konu asıl alacağın % 40’ı oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının temyizi % 40 kötüniyet tazminatı ile sınırlıdır. Davacı vekili 22.02.2011 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde “Müvekkilin kimlik bilgileri kullanılarak bir takım kişiler tarafından sahte kimlik oluşturularak bono tanzim edilmiş olabileceği gibi davalı alacaklı da sahte belgeyi haksız menfaat temin etmek için bilerek kullanmış olabilir.” demiştir. Davalı vekili ise beyanlarında, davalının borçlu davacıdan kimliğini istediğini, kimliğin borçluya ait olduğunu gördükten sonra, davacının T.C. Kimlik numarası ve açık adresi de yazılmak suretiyle bononun davalı yanında imzalandığını belirtmiştir. Dava ve takip konusu bono üzerinde yer alan T.C. Kimlik numarası davacı borçluya aittir. Bu durumda davalının kötü niyetli olup olmadığı üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.