YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4009
KARAR NO : 2012/10052
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının lehdar, müvekkilinin keşideci olarak yer aldığı toplam 3.000 TL bedelli iki adet bonoya dayalı şekilde davalı yanca müvvekkili aleyhine takip başlatılmış ise de ,bonolardaki keşideci imzalarının müvekkiline ait olmadığını belirterek bonolar nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tesbitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu bonolar üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığının saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, iki adet bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine, davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığından bahisle davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davaya konu edilen bonoda davacının keşideci, davalının lehdar olarak yer aldığı görülmektedir. Bonoyu takibe konu eden davalının bono üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda bulunduğu ve somut olayda bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığının bilirkişi raporuyla da saptanması karşısında davalı tarafın davacı aleyhine takibe girişmekte kötü niyetli olduğunun kanıtlanmış bulunduğu gözetilmeksizin mahkemece yanılgılı gerekçeyle tazminat isteminin reddine yönelik yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.