YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4039
KARAR NO : 2012/11123
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
vek. Av. Evren Balay
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında satış noktası raf ünitesi ariyet sözleşmesi imzalanarak müvekkiline ait işyerine raf sistemi monte edildiğini, o esnada farkında olmadan müvekkiline 7500 USD’lik bir senedin de davalı yanca imzalatıldığını, sonrasında işyerinin bir başkasına devredilip sözleşme uyarınca rafların iade koşulunun gerçekleştiğini ve davalı yan mensuplarının raf ünitelerini teslim aldığı halde daha sonra davalının müvekkiline ihtar çekerek rafların yeniden monte edilmesini, aksi halde sözleşmeden kaynaklanan haklarını talep edeceğini bildirerek 7500 USD bedelli senede dayalı şekilde müvekkili aleyhine takip başlatmış ise de senedin bedelsiz olduğunu belirtmek suretiyle senet nedeniyle müvekkilinin, davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, bononun iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı yanın sözleşme hükümlerine aykırı davranması nedeniyle bu sözleşme kapsamında davacı işyerine monte edilen raf ünitesi, bu üniteye ilişkin işyerinde yapılan tadilat ile teslim edilen sigara ve cezai şart bedeline karşılık alınan senedin müvekkilince haklı olarak takibe konu edildiğini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda takibe konu edilen bononun teminat amacıyla davacı tarafından davalıya verildiğinin anlaşılmış olup, davalının davacı tarafın sözleşmeyi ihlal etmesi sonucu zarara uğradığı iddiasının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 1911/2007 tarihli ihtarname içeriği ve davalının 02.09.2008 tarihli cevap dilekçesinin üçüncü sahifesinde yer alan savunma gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.