Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4076 E. 2012/10106 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4076
KARAR NO : 2012/10106
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu dava dışı şirketin davalı bankadan 2001-2002 yıllarında kullandığı krediye teminat olmak üzere şirketin boş olarak tanzim ettiği senedi kefil olarak imzaladığını, senedin bu şekilde bankaya verildiğini, davacının ortaklığı döneminde şirketin kullandığı tüm kredilerini ödemesiyle senedin bedelsiz kaldığını, davacının yaşının ilerlemesi ve sağlığının bozulması üzerine şirketteki tüm hisselerini devrettiğini, şirketin ise krediler kullandığını, kredi borçlarını ödememeleri üzerine davalı bankanın elinde bulunan boş senedi doldurup aleyhe icra takibine başladığını belirterek, senetten ve icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2005 yılından beri banka ile ilişkisi olmadığını iddia etmesine rağmen, 25.10.2008 vade tarihli senedi imzaladığını, senedin 10 yıl önce düzenlendiğinin iddiadan ibaret olduğunu, davacının şahsi kefaletinin şirket hisselerini devretmesiyle ilgisi olmadığın bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; dava ve icra konusu kambiyo senedinde davacının kefil olarak imzasının bulunduğu, senedin tanzim tarihinin 18.07.2008 olduğu, ancak senedin tanzim tarihi itibariyle davacının ayırt etme gücünden yoksun bırakan “Multrin Farkt (Vasküler) Demans (Bunama)” denilen hastalığının olduğu ve bu suretle hukuki ehliyeti olmadığının alınan raporlardan ve tedavisini yapan doktor beyanlarından anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.