Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4235 E. 2012/14857 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4235
KARAR NO : 2012/14857
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Davacının … Ltd. ile davalı arasında 6.4.2003 tarihli işletme sözleşmesi ile 20.06.2003 tarihli kira sözleşmesi imzalanmış ve mülkiyeti davacıya ait demirbaşlar davalıya ariyet olarak bırakılmıştır.
Davalı işletme sözleşmesinin 19 ve 21. maddelerine aykırı davranmış, ruhsat alındığı aydaki şartlardan farklı yapılanmaya gittiği için davalının ruhsatı iptal edilmiştir.
Dava, davalının sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle verilen ariyetlerin iadesi fazlaya ait haklar saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 TL kar mahrumiyeti ve 150.000 Dolarlık cezai şarttan şimdilik 10.000 Dolar cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, Türkiye’deki siyasi gelişmeler neticesi işyeri ruhsatının Belediye encümeni tarafından iptal edildiğini, ruhsat iptalinde müvekkiline atfedilecek bir kusur olmadığı, ruhsatın 06.09.2007 tarihinde feshedildiğini, 20.10.2007 tarihinde işyerinin kapatıldığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile 30.madde uyarınca sorumluluğu 06.04.2008 tarihine kadar geçerli olacağını, kira sözleşmesinin 10 yıl olmasının işletme sözleşmesinde 10 yıl olacağını göstermeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle kapatılan akaryakıt, istasyonundan dolayı davacının kârdan mahrum kaldığı gibi cezai şartta talep edebileceği, davanın fazlaya ait hakların saklı tutularak açıldığından kısmi talep dikkate alınarak davacının cezai şartın %10’unu talep edebileceği, buna göre 20.000 TL kâr mahrumiyetin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, cezai şarta ilişkin tazminat talebinin fazlaya dair hakları saklı kalmak koşulu ile 1.000 Doların dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/2.maddesi gereği faiz uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, ariyetlerin davalıdan aynen alınarak davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Kural olarak TTK. 24.maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz bir borçlu fahiş olduğu iddiası ile cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez. Ancak kararlaştırılan cezai şart miktarının borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede yüksek olduğu hallerde cezai şarttan indirim yapılabileceği Yargıtay’ın oturmuş içtihatları gereğidir. Mahkemece bu gerekçe ile cezai şartta indirim yapılmış ise de indirim oranının makul seviyede yapılması gerekir. Cezai şartta %90 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.