YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4355
KARAR NO : 2012/17855
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. …ile davalı vek. Av. … vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili; taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin ön protokol sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin davalıya 1.300,000 TL ödediğini, davalının ortağı olduğu şirketi ait otelin maddi durumunun iyi olmadığı öğrenildiğinde müvekkilinin sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, ödenen bedelin iade edilmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının borcuna istinaden müvekkiline ödeme yaptığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporundan ve dosya münderecatından davacının davalıya yaptığı ödemelerin hisse devri ön protokol sözleşmesi gereği yapılmış ödemeler olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı feshedilen sözleşme nedeniyle yapılan ödemelerin iadesini talep etmiş, davalı ise bu ödemelerin başka bir alacağına ilişkin olduğunu savunmuştur.
Davacının ödeme makbuzu olarak dayandığı banka dekontları ödemenin hangi ilişkiye yönelik olduğuna dair bir açıklama içermemekte ise de, davalının bu ödemenin başka bir alacağına ilişkin olduğunu savunması karşısında bu savunmasını kanıtlama yükü davalı yandadır.
Bu durumda, yapılan ödemenin başka bir alacağına ilişkin olduğu yönünde davalının davacı yana yemin teklif hakkı olduğu hatırlatılarak bir karar verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesi doğru olmadığı gibi, davacının Tekirdağ 1. Noterliği’nden keşide ettiği ihtarnamede ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde borcun ödenmesini istediği, bu ihtarın davalıya 24.02.2010 tarihinde tebliğ edildiği, 7 günlük sürenin eklenmesi ile temerrüt tarihinin başlangıcının 04.03.2010 olduğu ve aynı gün de icra takibinin yapılmış olması karşısında davacı yanın işlemiş temerrüt faizi isteyemeyeceğinin de gözardı edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.