Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4356 E. 2012/18026 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4356
KARAR NO : 2012/18026
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek.Av….ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından takip yapılan İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2007/17171 E. sayılı dosyasında, takibe dayanak çek altındaki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını belirterek müvekkilinin İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2007/17171 E. sayılı dosyasında takibe konu edilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takip sırasında alacaklı tarafından tahsil edilen 8.015,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdatına, davalı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre; İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2007/17171 E. sayılı dosyasında takibe konu edilen çek altındaki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, takip sırasında 8.015,00 TL’nin davacı tarafından 03/09/2008 tarihinde ödendiği gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2007/17171 E. sayılı dosyasına konu Anadolu Bank Altunizade Şubesi’ne ait 14/09/2007 keşide tarihli 19.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, takip alacaklısının ciranta olduğundan kötü niyet tazminat talebinin reddine, davalı takip alacaklısına borca mahsuben ödenen 8.015,00 TL’nin 03/09/2008 tarihi olan ödeme tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.” hükmünü içermektedir. Söz konusu hükme göre tebligat yapılabilmesi için o adrese daha önceden yapılmış bir tebligat bulunmalıdır. Somut olayda ise vekaletnamede bildirilen ve TK 35’e göre tebligat yapılan adrese daha önce yapılmış bir tebligat bulunmamaktadır. Açıklanan bu yön gözetilmeden, bir başka ifade ile taraf teşkili sağlanmadan HMK md. 27 gereğince hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek işin esasına girilerek karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.