Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4436 E. 2012/11696 K. 12.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4436
KARAR NO : 2012/11696
KARAR TARİHİ : 12.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …’nin imzaladığı genel kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefaletinin bulunduğunu, ancak kredinin teminatı olarak ipotek verilen taşınmazın değerinin fahiş bir şekilde yüksek gösterilmek suretiyle hile ile müvekkili hataya düşürülerek krediye kefil olmasının sağlandığını iddia ederek icra takibine konu alacaktan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, Haydar Kılıç vekili cevabında davacının, müvekkiline karşı dava açmakta menfaati bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili cevabında, davacı borçlunun kendisine yasa ve sözleşmeler ile tanınan tüm haklarını kullanmayarak alacağın kesinleşmesine neden olduğunu, hile iddiasına dayalı olarak açılan davada zamanaşımının gerçekleştiğini, kredi verilmesi aşamasında davacının kefaletinin alınması ile ipotek alınması aşamalarının bağdaştırılmasının mümkün olmadığını kefilin, kredinin veriliş aşamasında müdahalesinin işlemleri izlemesinin ya da alınan ipoteği takip ettikten sonra kefil olması gibi bir durumun sözkonusu olmadığını, bu nedenle davacı iddiasının gerçekle bir ilgisi olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma ve toplanan delillere göre; davalı … AŞ ile dava dışı … arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine davacının müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı, keşide edilen kat ihtarnamesine davacının itiraz etmediği gibi girişilen icra takibine de itiraz etmeyerek takibin kesinleştiği, davaya konu icra dosyasının dayanağı genel kredi sözleşmesine istinaden ipotek alındığı ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, ipotek verilmeden önce yaptırılan bilirkişi incelemesinde taşınmazın değerinin 1.371.000,00 TL olarak belirtildiği ancak daha sona savcılıkça yaptırılan incelemede davaya konu borç miktarı ile bu borca ilişkin ipotek teminatının birinci sırada bulunması dikkate alındığında taşınmazın borcu karşılayabilecek miktarda bulunduğu, taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu, aleyhine dava açılan eksperin icra takip dosyasında alacaklı ve borçlu sıfatı bulunmadığı, adı geçene karşı dava açılmasında herhangi bir hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle davanın ve davalıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.