YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4462
KARAR NO : 2012/10187
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu senedin dava dışı ve davacının eşi olan …’a boş olarak verilen teminat senedi olup, bedelsiz olduğunu, müvekklinin söz konsu senetle ilgili … aleyhine açtığı menfi tespit davasının derdest olduğunu davalının, …’ın yakını olduğunu, senedin sonradan doldurulduğunu ve davalıya muvazalı olarak devredildiğini, senette alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini, bu nedenle ortadan bir borç bulunmadığını iddia ederek boçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 12.10.2011 tarihli dilekçesinde, dava dışı …’ın müvekkilinden aldığı para karşılığı dava konusu senedi ciro ederek verdiğini, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, taraflar arasında geçen olayların müvekkilini bağlamayacağını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı ile dava dışı …’ın evli oldukları dönemde davacının, adı geçene boş olarak senet verdiği, senette …’ın kefil ve lehtar olduğu, …’ın gerek duruşma sırasında gerekse Aile Mahkemesinde verdiği beyanlarında, senedin davacı ile 2. kez bir araya geldikten sonra mirastan feragat için kendisine verildiği, boşandıktan 1 sene sonra davalıya ciro ettiğini belirttiği, davacı tarafından senedin veriliş amacının gerçekleşmediği, böylece senet lehdarı ile senedi ciro yoluyla alan davalının dayı yeğen olup, davalının olayları bilmemesinin mümkün olmadığı, kötüniyet tazminatının koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senet, davacı … tarafından düzenlenmiş olup lehdarı dava dışı …’dır. Lehdar …, senedi 05.06.2009 tarihde davalı …’ya ciro etmiştir. Ciro edilmiş kambiyo senedine karşı keşidecinin menfi tespit davası açması halinde, keşidecinin, lehdara karşı borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi, daha sonra hamilin senedi ciro yolu ile devralırken kötü niyetli olduğunu ispat etmesi gerekir. Hamilin kötüniyetli olduğunun ispatı her türlü delille yapılabilirken keşidecinin lehdara karşı borçlu olmadığını HMK’nun 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispat etmesi gerekir. Davalının açık muvafakatı bulunmadığı sürece senede karşı tanık dinlenemez ve dinlenen tanık beyanlarına güne hüküm kurulamaz. Lehdar … dosyadaki beyanında senedin, mirastan feragat karşılığı düzenlendiğini belirtmiştir. Dava konusu senedin düzenleme tarihi 05.12.2008 olur, mirasta feragat sözleşmesi ile aynı tarihi taşımaktadır. Davacı, dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.