Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4480 E. 2012/10666 K. 27.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4480
KARAR NO : 2012/10666
KARAR TARİHİ : 27.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verdiği dava dilekçesinde; davalının bankadan çektiği kredi için kefil olan müvekkili tarafından, davalı-asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine kredi borcunu ödediğini, karşılığında davalının lehdarı olduğu 7 adet toplam 3.050,00 TL. tutarında bono aldığını, söz konusu bonoların da keşideci veya davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 7 adet bono bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil … Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki 15.09.2009 tarihli beyanında; 1999 yılında dava dışı … Bankası T.A.O.’dan 2.500,00 TL. kredi aldığını, kredi borcunu ödeyemeyince davacının kefil olarak bu borcunu ödediğini, davacıya elinde bulunan senetleri verdiğini, davacının senetlerin karşılığını alamadığını söylemesi üzerine 2001 yılında 3000 TL. jeneratör ve 300 TL. değerinde T300 marka telefon verdiğini, davacının senetleri iade edeceğini söylemesine rağmen iade etmediğini, yapılan takibin haksız olduğunu ileri sürmüş, davanın reddini istemiştir.
… Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda dava değeri itibariyle Mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi üzerine dava dosyasının yasal süresi içinde gönderildiği … Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacı tarafından bonoların tahsil edilememesi nedeniyle davalı-borçlunun ayni eşya ile ödendiğine ilişkin iddiasının kefalet ilişkisinden kaynaklanan borcun ikrarı niteliğinde olmadığı, kambiyo ilişkisinden kaynaklanan borcun ikrarı niteliğinde olduğu, kambiyo hukukundan kaynaklanan borç ilişkisinin ispata muhtaç olmadığı, bununla birlikte bonoların zamanaşımına uğradığı, bu durumda ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip konusu bonoların davalı-lehdar tarafından davacıya ciro yoluyla intikal ettiği görülmekle davacının yetkili hamil olduğu anlaşılmaktadır. Davalı söz konusu bono bedellerini jeneratör ve cep telefonu ile ödediğini beyan etmiş olduğuna göre temel ilişkiyi açıkça kabul etmiş bulunmaktadır. Bu durumda davalının icra takibine konu bono bedellerini ödediğini usulüne uygun yazılı delillerle ispatı gerekmektedir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.