Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4497 E. 2012/9072 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4497
KARAR NO : 2012/9072
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

Davacı … Tavukçuluk San. Tic. Ltd. Şti. vek. Av. … ile davalı … Dağ. A.Ş. vek. Av. … Kovak arasında görülen dava hakkında …. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.02.2011 gün ve ….sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 07.12.2011 gün ve …. sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, takdiren 203.00 TL. para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 29.05.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Davacı yan, davalı tarafından yapılan ek tahakkuk nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise davacıya ait ölçü gerilim trafosunun arızalı olduğunun tespit edilmesi üzerine dava konusu ek tahakkukun yapıldığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen 12.11.2007 gün ve 2005/664 E., 2007/671 K sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı kuruma 19.862,13 YTL dışında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, bu karar DAVALI VEKİLİNİN temyizi üzerine Dairemizin 25.03.2010 tarih ve 2009/5939 E, 2010/3399 K sayılı kararı ile davalı yararına bozulmuştur. Çünkü anılan bu yerel mahkeme kararı davacı tarafça temyiz edilmemiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş ve ek bir araştırma yapılmaksızın verilen 10.02.2011 gün 2010/488 E, 2011/27 K sayılı karar ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacının davalı kuruma 3.742,16 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, bu karar da taraf vekillerinin temyizleri üzerine Dairemizin 07.12.2011 gün 2011/14830 E, 2011/15455 K sayılı kararı ile; “Dosyada alınan bilirkişi raporuna davacı vekili, gerekçelerini de göstererek itiraz etmiştir. Mahkemece açıklanan bu itirazları karşılar nitelikte bilirkişiden ek rapor alınarak, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçeleriyle bozulmuş olup, bu karara karşı davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, mahkemece verilen 12.11.2007 tarihli ilk karar alınan bilirkişi raporuna göre oluşturulmuş, ne var ki, dava menfi tespit davası olmasına rağmen davalı vekilinin temyizi üzerine olumlu tespit şeklinde karar verilmesi ve yargılama giderleri bakımından bozulmuştur. Bu kararı davacı vekili temyiz etmemiştir.
Mahkemece, bu bozma kararına uyularak bu kez borçlu olunmayan miktar üzerinden karar oluşturulmuştur.
Hal böyle olunca, verilen ilk kararı davacı vekilinin temyizi üzerine alınan bilirkişi raporu 1. bozmada bozma nedeni yapılmamıştır. Mahkemece 1. bozma kararına uyulmakla davalı lehine usulî kazanılmış hak doğmuştur. Bu nedenle, usulî kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak şekilde bilirkişiden ek rapor alınmasına ilişkin Dairemizin 07.12.2011 günlü 2. bozma kararına katılamadığımızdan davalı vekilinin bu karara karşı talep ettiği karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme hükmünün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararlarına katılamıyoruz. 29.05.2012