YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4571
KARAR NO : 2012/11520
KARAR TARİHİ : 11.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili firma ile davalı firma arasında 31.12.2006 tarihinde sona eren ticari ilişkiden doğan alacağını tahsil etmek için davalı firma hakkında icra takibi yapıldığını, davalının teklifi üzerine 15.03.2007 tarihinde müvekkili firma ile davalı firmanın tüm ticari ilişkisini düzenleyen bir protokol imzalanarak iş bu protokol ile davalı firmanın müvekkili firmaya 237.283,00 TL açık hesaptan ve icra takip dosyasından kaynaklanan borcunu yazılı şekilde ikrar ettiğini, söz konusu protokolde ödeme günlerinin kararlaştırıldığını ileri sürerek iş bu protokol’den doğan 33.633,00 TL’nin protokol tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile alacaklı arasında yapılan 15.03.2007 tarihli yapıldığı iddia edilen protokolün yetkisiz kişilerce imzalandığı için davalı şirketi ilzam etmediğini, davalı şirketin çift imza ile temsil edildiğini, davacı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip nedeni ile alacaklıya olan borç 194.611,73 TL iken davacıya ve vekiline toplam 195.700,00 TL ödendiğini, fazla ödenen 1.088,00 TL’lik kısmın davacı şirketin diğer alacaklarından mahsup edildiğini, davacının faiz talebinin de kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; her ne kadar davalı şirketin temsili yönünden çift imza aranmakta ise de davalı defter ve kayıtlarında protokole atfen ödeme yapıldığı, yine davalı tarafça sunulan belgelerde de bu protokole atıf yapıldığı gözetildiğinde tek imza bulunan protokolün davalı tarafça zımnen kabul edilip ödeme yapıldığından protokolün geçersizliğinin savunulmasının TMK’nın 2. maddesindeki iyi niyet kuralına aykırı olduğu, taraflar arasında uygulanan protokolün geçerli kabul edilmesi gerektiği, davalı toplamda 86,675,37 TL. ödemeyi ispat edememiş ise de davacının defterlerinde yer alan ödemeler dikkate alındığında davalının davacıya 40.799.00 TL. borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak protokoldeki ödeme tarihleri ve ödeme miktarı kapsamında 15,000 TL’nin 14,06,2007 tarihinden itibaren 13,858 TL.’nin 19,06,2007 tarihinden itibaren 4,775 TL.’nin, 21,06,2007 tarihinden itibaren toplam 33,633 TL. yasal temerrüt faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair taleplerinin saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki 15.03.2007 tarihli protokolden doğan bakiye alacağın tahsili için açılan alacak davasıdır. Mahkemece 01.06.2011 günlü oturumda “davalı vekiline bilirkişi raporu gereğince kendi kayıtlarında bulunan 28.350,00 TL’lik ödemeler yönünden ve ayrıca kayıtlarına işlenmiş bulunan bilirkişi raporunda da bildirilen 58.325, 37 TL lik fatura ve mal teslimi ve hizmet yönünden davacı tarafa ödeme yapıp yapmadığı buna ilişkin belgeleri ile birlikte yazılı beyanlarını sunmak üzere 30 günlük kesin süre verilmesine, dilekçenin davacı vekiline tebliğ ettirilmesine”, denilmek suretiyle kesin süre verilmiş ise de verilen 30 günlük kesin sürede davalı yan ödeme belgelerini ibraz etmemiş ancak 11.10.2011 tarihinde bu belgeleri ibraz etmiştir. Ödeme belgeleri borcu söndüren sebeplerden olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.
Hal böyle olunca mahkemece, davalı yanca sunulan ödeme belgelerinin ibrazı sağlanarak davacı alacaklının alacağının hesaplanması için ek bilirkişi raporu alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.