Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4581 E. 2012/11105 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4581
KARAR NO : 2012/11105
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin kardeşine vekaletname vererek kendi nam ve hesabına alacağı kredilerde kendisine ait taşınmazı ipotek vermeye yetki verdiğini, müvekkilinin almış olduğu e-devlet şifresi ile hakkında icra takibi başlatıldığını öğrendiğini, müvekkilinin kardeşinin müvekkili adına imzalamış olduğu 04.04.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini imzalayarak müvekkilinin söz konusu sözleşmenin müşterek borçlusu-müteselsil kefili haline getirildiğinin tespit edildiğini, oysa müvekkilinin kardeşine verilen yetkinin ipotek tesis etmek ile sınırlı olduğunu, … 3. Noterliği’nin 02.13.2011 tarihli ve 2133 yevmiye sayılı ihtarı ile kredi borcunun kat edilerek takip prosedürünün başlatıldığını, müvekkilinin kardeşine verdiği ve sadece ipotek tesis etmeye yönelik vekaletname dışında hiçbir belgede imzasının bulunmadığını, vekilin genel kredi sözleşmesi imzalama yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya ipotek senedi borcu dışında kat ihtarına konu 75.535,22 TL. borcunun bulunmadığının tespitine, ödeme halinde geri alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın dava dışı Ahmet Çalış’a Bakırköy 6.Not.nin 26/03/2001 tarih ve 4550 nolu vekaletname ile ipotek tesisi için yetki verdiğini, işbu vekaletnamede davacı tarafın şahsi kefaletini doğuracak sözleşme imzalama yetkisi bulunmadığını, bu nedenle müvekkili bankaca da sadece ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmış olup davacı tarafın şahsi sorumluluğu ile ilgili bir icra takibi ve dava açılmadığını, bu nedenle davacı tarafın davasını kabul ettiklerini ileri sürerek yargılama masraf ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve davalının kabul beyanına göre, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davanın, davalı tarafça ilk celsede kabul edilmesi, ipotek veren ve müteselsil kefil sıfatıyla adına ihtarname keşide edilmiş ise de davacı tarafın dilekçesinde yazılı icra takibinin ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin bulunduğu, zaten davacının ipotek nedeniyle sorumluluğu bulunup davacının ipoteğe de bir itirazı bulunmadığı, ihtarın ipotekle takip başlatmak üzere de keşide edilmesi gerektiğinden müteselsil kefil olarak yazılı bulunmasının sonuca da etkili bulunmadığı, davalının dava açılmasına sebep olmadığı gerekçesiyle davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunmamasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, dava dışı …in davalı bankadan kullanacağı kredinin teminatını teşkil etmek üzere kardeşi Ahmet Çalış’a ipotek vermesi nedeniyle vekaletname vermiş olmasına rağmen kendisinin bankaca müşterek borçlu veya müteselsil kefil haline getirilip davalı-bankaca ihtarname keşide edildiğini bildirerek takipten önce müşterek borçlu-müteselsil kefil olmadığı gerekçeleriyle iş bu menfi tespit davasını açmıştır.
Davalı banka vekili 09.06.2011 tarihli cevap dilekçesi ile davayı kabul etmiştir.
Mahkemece bu yönler üzerinde durularak davanın açılmasına davalı bankanın sebep olduğu gözetilip yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı bankanın sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçelerle aksine hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.