YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4587
KARAR NO : 2012/10585
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, ipotekle temin edilen borcun sona erdiği iddiasına dayalı ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalı vekili, ipoteğin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç ile davacının kefalet borcunu teminat altına aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yargılama sırasında ipoteğin fekki sağlanmış olduğundan davanın konusuz kaldığı, limit ipoteğinin karşılığının davalıya ödenmiş olması nedeniyle davalının ipoteği fekketmesi gerekirken, ipoteği kaldırmayarak dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu ipotek, hem ipotek verenin hem de … İnş. Ltd. Şirketinin borçlarının temini amacıyla verilmiş olup, ipoteğin fekkine karar verilebilmesi için ipotek veren ile … İnş. Ltd. Şti’nin davalı banka nezdinde bir risklerinin (borçlarının) bulunmaması gerekir. … İnş. Ltd. Şirketinin davalı banka nezdinde ipotek limiti kadar bir parayı kendi borçları karşılığında depo etmiş olması tek başına ipoteğin kaldırılmasını gerektirmez. Bu nedenle ipoteğin sadece … İnş. Ltd. Şti’nin borçlarının temini amacıyla verilmiş olduğu düşüncesiyle düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilemez. Nitekim davalı bankanın 11.4.2011 tarihli yazısında ipotek verenin kefili olduğu dava dışı bazı şirketlerin borçlarının ödenmesi nedeniyle 3.3.2011 tarihinde ipoteğin fek edildiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş dava tarihi itibarıyla ipotek verenin davalı banka nezdinde borcunun bulunup bulunmadığının araştırılarak, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesinden ibaret olup, ipotek akit tablosunun yorumunda hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.