YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4747
KARAR NO : 2012/18566
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. . ve davalı asil . ile vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı asil … ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, müvekkillerinden .’ın davalıya … de bulunan . Madencilik Ltd. Şti.’nin ortakları olduğunu, 18.01.2010 tarihli sözleşme ile adı geçen müvekkilinin bu şirketteki hisselerini davalıya devri konusunda anlaştıklarını, devir karşlığında, davalının ortaklığa ait fabrika binasındaki bilumum makine ve demirbaşları ve kaymaz beldesindeki ortaklığın uhdesinde olan taşınmazların devrini yüklendiğini, bu anlaşmaya ilaveten işbu taşınmazların devri sırasında oluşacak %18 KDV bedeline teminat olması için davalıya takibe konu senedin verildiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca hisselerini davalıya devrettiğini, ancak davalının taşınmazların devrine ilişkin edimini yerine getirmediğini, buna rağmen takibe geçtiğini belirterek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, dava konusu senedin kıymetli evrak niteliğinde olduğunu, teminat iddiasının yazılı olarak ispatı gerektiğini, davacının dayandığı 18.01.2010 tarihli sözlemeyi ve çevirisini kabul etmediklerini, müvekkili ile davacı taraf arasında 23.02.2010 tarihinde yapılan sözleşme ile davacının kendi isteği ile şirketten ayrıldığını, bu sözleşmede dava konusu senedin teminat amacıyla verildiğine dair hüküm bulunmadığını,yine bu sözlemede taşınmazların devri konusunda da bir hüküm yer olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu senet metninde hem “malen” hem de “nakit” kaydı bulunduğu, nakit kaydının bedel kaydı olmadığı, dolayısıyla temel borç ilişkisine atıf niteliğinde bulunmadığı, ödenecek şeyin para olduğunu açıklamaya yönelik olduğunun kabulü gerektiği, davalı vekilinin 16.08.2011 havale tarihli dilekçesinde dava konusu senedin taraflar arasındaki nakdi ilişki nedeniyle düzenlendiğini belirterek senedin ihdas nedenini talil ederek ispat külfetini üzerine aldığı, davalı vekilinin bu konuda delil gösterilemediği ve yemin deliline de dayanmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, takibe konu senet nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.1) Davacılar vekili hükmü katılma yoluyla temyiz etmiş ise de; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar vekiline 16.02.2012 günü tebliğ edildiği davacılar vekilinin ise katılma yoluyla temyiz dilekçesinin ise HUMK’nun 433/2 maddesinde öngörülen (10) günlük yasal süre geçtikten sonra 29.02.2012 gününde temyiz defterine kaydedildiği ve harcının yatırıldığı anlaşıldığından süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin temyizine gelince; dava ve takip konusu bonoda; “işbu emre muharrer senedin nakit mukabilinde 16.07.2010 tarihinde bay … ve yahut emrü havalesine yukarıda yazılı yalnız Yüz seksen dört bin altı yüz seksen YTL ödeyeceği… Bedelli malen ahz olunmuştur…” kaydı mevcuttur. Mahkemece anılan bononun mal karşılığı verildiği ve davalı tarafça veriliş nedenin talil edildiği gerekçesiyle ispat külfetinin davalı yanda olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Davacı yan, anılan bononun teminat amacıyla verildiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır.SONUÇ:yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin süreden reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.