Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4977 E. 2012/11034 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4977
KARAR NO : 2012/11034
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

BİRLEŞEN DOSYA DAVALISI: … vek.Av….

Taraflar arasındaki karşılıklı birleşen menfi tespit, istirdat – itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davanın davacı vekili ile birleşen dosyanın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı …Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. vekili asıl dava dilekçesinde, müvekkili şirket aleyhine icra takibine girişen davalı şirketin icra takibine konu ettiği çeklerdeki imzanın çeklerin keşide tarihlerinde müvekkili şirketi temsile yetkili olan… tarafından imzalanmadığını, önceki dönemlerde yetkili olan ancak çek keşide tarihlerinde yetkisiz, davalı … tarafından imzalandığını, bu şahsın müvekkili şirkete zarar verme kastı ile hareket ettiğini, davalı şirketle borç ilişkisi bulunmamasına rağmen haciz baskısı ile protokol imzalandığını ve ödeme yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile yapılan ödemenin faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu çeklerin borca karşılık ileri tarihli olarak düzenlendiğini, borç kabul edilerek ödeme planına bağlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …, cevap dilekçesi vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Birleşen davada davacı…Özel Güvenlik Koruma Hiz. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin alacağı ödenmediği için girişilen icra takibi neticesinde imzalanan protokol uyarınca davalı … tarafından müvekkiline 15.000 TL’lik çekin cirolandığını sözleşme gereği borç ödenmediği için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili müvekkilinin asıl davadaki menfi tespit talebine konu borca kefalet amacıyla sözleşmeyi imzaladığını, asıl borçlunun borcunun olmadığının ispatlandığında kefilin de borcunun kalmayacağını belirterek, birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, asıl davada dava konusu edilen icra takibinde borçlu şirket yetkilileri 17.04.2007 tarihli “Sözleşme” başlıklı belge ile de borcu yapılandırarak benimsediği hatta kısmi ödeme yaptığı, hal böyle olunca geriye dönük olarak anılan takip dosyasındaki çeklerin şirket yetkilisi tarafından düzenlenmediği, şirketi bağlamayacağına ilişkin iddianın dinlenemeyeceği, diğer davalı …’nın çeklerde herhangi bir sıfatı bulunmadığı için bu davalı yönünden de red karar verilmesi gerektiğini, birleşen dava yönünden de davalı …’in bakiye borcu müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile kabul ettiği, bakiye borç ödenmediği için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiği, takipten önce temerrüdün gerçekleşmediği, alacağın likit olduğu gerekçeleri ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile itirazın 19.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, bu tutara takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, fazla istemin reddine, hükmolunan miktarın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm asıl davanın davacısı ile birleşen davanın davalısı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekili ile birleşen dosya da davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden birleşen dosya davalısı Ülker Halıcıgil (Zaim)’den alınmasına, 03.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.