YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4992
KARAR NO : 2012/19195
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.. ile davalı vek. Av. .’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, bedelsiz kaldığı iddia olunan senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespıti istemine ilişkindir.Davalı vekili, dava konusu bonoların kıymetli evrak niteliğinde olduklarını, davacının imzasını inkar etmediğini, bu durumda iddiasını kanıtlamak zorunda olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı ve davalı tarafa yemin teklif de etmediği, davacının kötü niyetli olmadığı gerekçeleriyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin temyizi ise, yararına %40 oranında tazminata hükmolunmamasının doğru olmadığına ve ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.İİK.’nun 72/5. maddesi hükmü gereğince, davanın reddi halinde verilen ve infaz edilen ret karar nedeniyle davalı alacaklının alacağına geç başvurması nedeniyle davalı alacaklı lehine %40 oranında tazminata hükmolunması gerekir. Mahkemece açıklanan bu yasa hükmü gözardı edilerek davacının kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gibi, verilmiş olan ihtiyati tedbir kararı ile yasa gereği kendiliğinden hükümsüz kalacağı gözetilmeden ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.