Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4994 E. 2012/11491 K. 10.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4994
KARAR NO : 2012/11491
KARAR TARİHİ : 10.07.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine müvekkilinin 46.000 TL limit dahilinde kefil olduğunu ayıcıa müvekkiline ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, 44.000 TL limit arttırımından müvekkilinin, haberinin bulunmadığını, artırımdan sonra ki kısımlar yönünden müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, davalı bankanın borcun tahsilini ipotek alacağından karşılamadan genel haciz yolu ile takibe giriştiğini, alacağın mükerrer takibe konu olmaması için de ikinci takibin iptali gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin icra takiplerinden 44.000 TL kredi artırım miktarı kadar borçlu olmadığının tesbitine, yapılan takiplerde ki 44.000 TL’lik kısmının iptaline %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, limit artırımındaki imzanın davacıya ait olduğunu, genel kredi sözleşmesi hükümleri gereğince ipotekli takip dışında kefil hakkında genel haciz yolu ile takibe girişilebileceğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen grafoloji uzmanları kurul raporuna göre, limit artırımı bölümündeki imzanın davacının eli ürünü olduğu, limit artırım tutarından da davacının sorumlu bulunduğu, ipoteğin, kefaletin teminatı olarak verilmediği tüm kredi borçları için verildiği, bu durumda kefaletten doğan sorumluluk ile rehinden doğan sorumluluğun ayrı ayrı olacağı, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalı bankanın iki takibi de yapabileceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.