YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5004
KARAR NO : 2012/10139
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı temyiz talebinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Görülmekte olan asıl dava, 16.04.2010 tarihli … Yapı … Projesi Alışveriş Merkezi Taşınmaz Satış Protokolü’nden doğan cezai şart alacağının tahsili için … İcra Müdürlüğü’nün 2011/12083 E. sayısı ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, 18.11.2011 tarihli dilekçesi ile davalının …- …, … Köyü -2492 Parselde bulunan taşınmazına HMK’nın 389. maddesi gereği ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş, Mahkemece 18.11.2011 tarihli karar ile takibe itiraz edilmekle alacak çekişmeli hale geldiğinden ve varlığı ile miktarı yargılamayı gerektirdiğinden İİK’nın 257. maddesi ve HMK’nın 389. maddesi koşullarına uygun bulunmayan ihtiyati tedbir/haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu aşamadan sonra davacı vekili 25.01.2012 tarihli dilekçe ile yine … …’deki anılan taşınmaz üzerine HMK’nın 389. maddesi gereğince ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş, Mahkemece bu talep de 26.01.2012 tarihli karar ile reddedilmiş, söz konusu ret kararı davacı vekilinin 20.02.2012 tarihli dilekçesi ile temyiz edilmiş, Mahkemece 27.02.2012 tarihli karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekilince temyiz edilmekle dosya Dairemize gelmiştir.
1-HMK’nın 391/3. maddesine göre ihtiyati tedbir kararlarının reddine ilişkin kararların temyizi kabil bulunduğundan Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 27.02.2012 tarihli kararının kaldırılması gerekmiştir.
2-Mahkeme’nin 26.01.2012 tarihli tedbir talebinin reddine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İhtiyati tedbirin koşullarını düzenleyen HMK’nın 389/1. maddesinde ise; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.”denmektedir. Davanın cezai şart alacağının tahsiline ilişkin olması nedeniyle davacı tarafın ancak ihtiyati haciz isteyebileceği, ihtiyati tedbir talebinde bulunamayacağı yasa gereğidir. Davacı talebinde her ne kadar ihtiyati haciz kelimelerini de yazmış ise de talebinde göstermiş olduğu HMK’nın 389. maddesi ihtiyati tedbire ilişkindir. Hal böyle olunca, mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmadığından 26.01.2012 tarihli ihtiyati tedbirin reddine ilişkin kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin temyiz isteminin reddine dair kararın KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Mahkemenin ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararın ONANMASINA, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.