YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5059
KARAR NO : 2012/11499
KARAR TARİHİ : 10.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankaya alınacak kredilerin teminatı için verilen 50.000 TL’lik bononun haksız olarak kambiyo senetlerine özgü takibe konu edildiğini, icra takibinde istenilen 16.950,00 TL asıl alacağın yerinde olmadığını, 9.500 TL fazla talepde bulunulduğunu ileri sürerek kambiyo senedine dayalı davalıya herhangi bir borç bulunmadığından senedin iptaline, yapılan takipte 6.104,43 TL üzerinde fazla istenen 9.500,00 TL takibin iptaline, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve davacı talebi nazara alınarak davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak, davacının davalıya icra takip dosyası nedeniyle 10.955,84 TL borçlu olmadığının tesbitine, 6.104,43 TL üzerindeki takip miktarının iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli olduğu kesin tespit edilemediğinden dolayı davacının tazminat isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekili, dava dilekçesinin açıklamalar bölümünde müvekkilinin toplam borcunun 5.604,43 TL olduğunu belirttiği halde, dilekçenin netice ve talep bölümünde borcun 6.104,43 TL olduğunu bildirmiş ve böylece dava dilekçesinin içeriği ile sonuç bölümü arasında kabul edilen borç miktarı yönünden çelişki yaratılmıştır. Bu durumda mahkemece, 6100 sayılı HMK’nun 31. maddesi uyarınca davacı vekiline bu konuyu aydınlatması için olanak tanınması gerekirken bu yönün gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 9.500 TL yönünden menfi tespit talebinde bulunulduğu halde talep aşılmak suretiyle, 10.955,84 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi de 6100 sayılı HMK’nun 26. maddesi hükmüne aykırı olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.