YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5073
KARAR NO : 2012/10496
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, seyahat esnasında davalı ile tanışan müvekkilinin daha sonra davalı yanında çalışmaya başladığını, eşi ile arası iyi olmayan müvekkilinin davalının boşanma konusunda yardım etme sözüne güvendiğini, davalının müvekkilinin eşini de boşanma konusunda ikna ettiğini, müvekkili ile boşandığı eşinden mal paylaşımına engel olmak amacıyla hile ile kandırılarak iki boş senet alındığını, müvekkilinin davalı ile arasında hukuki ve ticari hiç bir ilişkisinin bulunmadığını, senedin haksız olarak icra takibine konu edildiğini ileri sürerek müvekkilinin icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacaklarının senede dayalı olduğunu, davacını bunun aksini ancak yazılı belge ile ispatlayabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davalıya usulüne uygun yemin davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen yemin edası için belirlenen günde davalının duruşmaya gelmediği herhangi bir marazette bildirmediği davalının son celsedeki beyan ve mazeretlerinin soyut olduğundan yerinde görülmediği, davalının yeminden kaçındığı, hal böyle olunca iddia edildiği gibi icra takibine konu senedin muvazaalı şekilde davalıya verildiği, senedin gerçek bir alacağa dayalı olmadığı, takibin haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçeleri ile davacının menfi tespit ve istirdat talebinin kabulüne, icra takip dosyasına dayanak 16.05.2008 tanzim tarihli 01.06.2008 vade tarihli 92.000 TL bedelli senetten ve bu senedin dayanağı takipten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine icra dairesine yapılan ödemelerin istirdaden davalı …’ten tahsili ile davacı …’a verilmesine, takip miktarının (99.762,03 TL) %40’ı kötüniyet tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Menfi tespit davasında, davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde alacaklının tazminatla sorumlu tutulabilmesi için takibinde kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Somut olayda davalı alacaklının takibinde kötüniyetli olduğunun kabulüne elverişli delil bulunmadığından tazminata hükmedilmemesi gerekirken yazıl şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.