Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5133 E. 2013/3646 K. 27.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5133
KARAR NO : 2013/3646
KARAR TARİHİ : 27.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, mal satışından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre, usulüne uygun olarak tutulan davacı defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 26.577,37 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre değişen oranlarda avans faizi ile birlikte devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüş, hükme esas alınan bilirkişi raporunun “Değerlendirilmelerimiz” başlıklı 4.7. bendinde “ Davacı şirketin defter kayıtlarına göre davalı şirketten 26.577,37 TL alacaklı. Davalı şirketin defter kayıtlarına göre ise davacı şirkete herhangi bir borç yoktur. Tarafların incelenen 2008,2009 ve 2010 yılı ticari defterlerinde düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler açısından mutabık oldukları tespit edilmiştir. Taraflar arasında 26.577,37 TL fark bulunmaktadır ve bu fark 2007 yılından gelmektedir. İnceleme esnasında taraflara bu durum izah edilmiş ve 2007 yılı ticari defterlerinin ibraz etmeleri istenmiştir. Davalı şirket defterlerini ibraz edeceğini bildirmiş ancak davacı şirket ticari defterlerinin kendilerinde olmadığından ibraz edemeyeceklerini belirtmişlerdir. Bu nedenle tarafların 2007 yılı ticari defterlerinin incelenmesi yapılamamış ve aralarındaki hesap farkının neden kaynaklandığı tespit edilememiştir.” denilmiştir. Hal böyle olunca anılan bilirkişi raporunda belirtilen bu husus gözetilerek taraflara usulüne uygun biçimde 2007 yılına ait ticari defterlerini ibraz etmeleri için mehil verilerek tüm defterler birlikte incelenip alacaklı olduğunun ispat yükünün davacıda olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davalı vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.