YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5160
KARAR NO : 2012/11723
KARAR TARİHİ : 12.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya bir borç ilişkisi sonucu borçlandığını, borç ödenmeyince aleyhine icra takibi yapıldığını, bu takip sonucu alacaklı vekili ile anlaşma sağlanarak “alındı belgesi” adlı bir belge düzenlenerek tarafların anlaştıklarını, bu anlaşma sonucunda toplam borcun 24.500,- TL olarak kabul edildiğini, her biri 6.125,- TL bedelli 4 adet senet yapıldığını, senet bedellerinin ödenerek geri alındığını, ancak alacaklı tarafın senetlerin ödenmediğinden bahisle icra takibini sürdürme eğiliminde olduklarını, bu nedenle 24.03.2010 tarihinde tekrar hacze gelindiğini ve müvekkilinin babasının icra kefili yapıldığını, alacaklı yanın mükerrer alacak peşinde olduğunu, alındı belgesi adlı belgeden ve iptal edilen senet asıllarından anlaşılacağı üzere takip konusu borcun ödendiğini belirterek müvekkili aleyhine yapılan takibin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş süresinde verdiği karşı dava dilekçesiyle de alındı belgesi adı altındaki protokol ve bu protokole konu 4 adet bonoda davacı borçlunun adı ve imzasının bulunmadığını, taraflarca düzenlenen alındı belgesi ve 4 adet bononun haciz sırasında davacı borçlunun evinde unutulduğunu, bu belge ve bonolar üzerine davacının isminin eklendiğini belirterek halen davacı elinde olan 4 adet bononun istirdatını talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda dosyaya sunulan Adli Tıp raporunda karşı davacının iddialarını doğrular şekilde bonoların üzerinde davacı isminin başka bir kalemle yazıldığı, davalı-karşı davacı tanıklarının bonolarla, alındı belgesinin davacının evinde unutulduğunu doğruladığı, sonradan verilen 4 adet bononun ödenmediği, icra takip tarihi, (08.07.2008) haciz tarihi, (24.03.2010) zayii nedeniyle senet iptali davasının açıldığı tarih (30.03.2010) birlikte değerlendirildiğinde; karşı davacının iddialarının hayatın olağan akışına uygun olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı tarafından … 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/19542 esas sayılı dosyasından takibe konulan bono yerine yeni bonolar verildiğini ve buna ilişkin alındı belgesi düzenlendiğini, 6.125’er TL bedelli dört adet bononun bedelinin ödenerek geri alındığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı alacaklı vekilinin imzasını taşıyan tarihsiz “alındı belgesi”ne göre verilen bonoların davacı elinde bulunması ödendiğine karinedir. Davalı vekili bu bonoları bedeli ödenmeden geri alındığını ileri sürerek tanık dinletmişse de dinlenen tanıkların beyanı davalı-karşı davacının savunmasını doğrular mahiyette değildir.. Davalının elinde bu bonoların iradeyi fesada uğrayan bir nedenle veya çalınma suretiyle elinden çıktığını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamıştır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.