YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5186
KARAR NO : 2012/11562
KARAR TARİHİ : 11.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine dayanak 2 adet senette tahrifat yapıldığını, müvekkilinin davalıyı tanımadığını ve davalıyla ticari ilişkisinin bulunmadığını belirterek senetler nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; senetlerin vade tarihlerinin tahrif edildiğinin ekspertiz raporu ile belirlendiği, 21.600 TL iken başına 1 eklenmek suretiyle bedelinde tahrifat yapıldığı davalının da kabulünde olan senet metninde yazı ile yazılı bedele itibar edilemeyeceği, 23.200 TL’lik adi senet nedeniyle borçlu olmadığına ilişkin davacının kesin delil sunmadığı, davalının davacıdan 30.000 TL alacağı olduğunu mahkemede beyan ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının takibe konu 121.600 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin ve tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava konusu senetlerdeki tahrifat iddiası ile ilgili olarak Kurtalan C. Başsavcılığı’nın 2011/1112 sayılı soruşturma dosyası bulunmaktadır. Ceza soruşturmasına ilişkin bu dosyanın hangi aşamada oluğu araştırılarak, ceza soruşturması sonucunun davaya etkisi üzerinde durularak sonucunun beklenmesi gerekip gerekmeyeceğinin karar yerinde tartışılmamış olması doğru görülmemiştir.
3) Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince,
13.07.2009 tanzim tarihli bononun teminat olarak verildiği iddiası yanında 21.600 TL. olan bedelinin tahrifat ile 121.600 TL. yapıldığı iddiası da bulunmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında dava konusu bonoya ilişkin bilirkişi raporu alınmayarak savcılık soruşturması sırasında alınan … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü Ekspertiz raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece, dava konusu bonodaki tahrifat iddialarına ilişkin konusunda uzman bilirkişiden veya bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gibi, 121.600 TL. bedelli bononun tahrifat yapılmadan önceki bedel olan 21.600 TL. miktardan davacının sorumlu tutulup tutulmayacağının karar yerinde tartışılmamış olması isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.