Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5279 E. 2012/11644 K. 12.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5279
KARAR NO : 2012/11644
KARAR TARİHİ : 12.07.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak-satışın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; 1. grup ihbar edilenlerin müvekkili şirketin eski yöneticileri olup şirketin bu yöneticilere devrine ilişkin 12.07.2007 tarihli genel kurul kararının mahkeme hükmüyle iptaline karar verilmiş olup ilgili genel kurul kararının sicilden terkin edildiğini ve…ATM’nin 28.06.2010 tarihli kararıyla müvekkili şirkete kayyım tayin edildiğini, müvekkili şirketin faaliyet alanının taşınır ve taşınmaz malların finansal kiralama kanununa uygun olarak kiralamaktan ibaret olmasına rağmen müvekkili şirketin önceki yöneticilerinin …plaka sayılı aracı davalıya finansal kiralama süresi dolmadan önce kati satış sözleşmesiyle değerinin altında sattıklarını belirterek kati satış sözleşmesinin iptalini ve aracın mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunun tespitini, aracın mülkiyetinin davalı tarafından 3. kişiye devri halinde yapılan satışın geçersizliğinin tespiti ile aracın tespit edilecek rayiç değerinin fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.- TL’lik kısmının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu aracı normal değerinde satın aldığını, faturanın %30 düşük değerde kesilmiş olabileceğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; dava konusu aracın her ne kadar satış öncesinde dava dışı … Otomotiv adına finansal kiralama sözleşmesiyle kiralandığı ve süresinden önce ehliyetsiz yönetimce şirket faaliyetlerine aykırı olacak şekilde düşük bedelle şirket zararına davalıya satışının gerçekleştirildiği ileri sürülmüş ise de; davalının şirket yöneticileriyle organik bağ içinde hareket ettiğinin iddia ve ispat edilmediği, davacı şirketin finansal kiralama şirketi olmasının davalının kötü niyetini ortaya koymayacağı, davalının aracı resmi şekle riayet ederek sicil kaydının aleniyeti ve güven prensibine uygun olarak satın aldığı, davalının kötü niyetinin kanıtlanamadığı, aracın fiilen davalıya teslim edilmesiyle araçla ilgili finansal kiralama akdinin fiilen sona erdiğinin kabulünün gerektiği, davacı … şirketinin doğrudan satış suretiyle araç ticaretine mevzuatının uygun olmaması ve araç alım-satımının ticari faaliyetlerinin arasında bulunmamasının maliki olduğu bir emtianın satışını yapamayacağı anlamına gelmediği, finansal kiralama sözleşmesine konu olmuş emtiaların serbest piyasada rayiç değerinin altında satılmasının mümkün olabildiği, dolayısıyla davalının bilerek ve isteyerek davacı şirketin zararına hareket ettiği ve sebepsiz zenginleştiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Somut olayda davacı … şirketi ile dava dışı … Otomotiv…A.Ş. arasında mülkiyeti davacıya ait olan araca ilişkin düzenleme şeklindeki 06/10/2006 tarihli finansal kiralama sözleşmesi yapılmış ve bu sözleşme Beşiktaş 14. Noterliğinin özel siciline 2006/198 numarasıyla tescil edilmiştir.
Finansal Kiralama Kanununun 8. maddesinde; “Sözleşme düzenleme şeklinde noterlikçe yapılır. Taşınır mala dair sözleşme, kiracının ikametgahı noterliğinde özel sicile tescil edilir. Tescil veya şerhten sonra, üçüncü kişilerin finansal kiralama konusu mal üzerindeki ayni hak iktisapları kiralayana karşı ileri sürülemez.”, aynı Yasanın 18. maddesinde ise; “Sözleşmede aksi öngörülmemişse kiralayan, malın mülkiyetini bir üçüncü kişiye devredemez. Sözleşmede bu yetkinin tanınması halinde, devir, ancak başka bir kiralayana yapılabilir.” hükümleri yer almaktadır.
Bu durumda Mahkemece Finansal Kiralama Kanununun 8. ve 18. maddeleri, davacı ile dava dışı … Otomotiv…A.Ş. arasındaki finansal kiralama sözleşmesi ve bu sözleşmenin Beşiktaş 14. Noterliğinin özel siciline tesciline ilişkin şerh üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.