Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5313 E. 2012/11457 K. 09.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5313
KARAR NO : 2012/11457
KARAR TARİHİ : 09.07.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkili bankanın … Ticari Şubesince dava dışı…Kimya A.Ş.’ye genel kredi taahhütnamelerine istinaden ticari krediler kullandırıldığını, borçlu şirketin üzerine düşen edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket ve kefiller aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile … 12. İcra Müdürlüğünün 2010/12828 esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının 17.07.1996-08.01.1998-25.02.1998-03.07.1998 ve 24.02.1999 tarihli 5 adet sözleşmeyi toplam 77.000,00.-TL kefalet limitiyle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kefalet limiti miktarı ile borçtan şahsi olarak sorumlu olduğunu belirterek davalının icra takip dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava dışı…Kimya A.Ş ile davacı banka arasındaki genel kredi taahhütnamesinde müvekkilinin kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığı ve müvekkili tarafından imzalanan sözleşmenin bedelinin asıl borçlu tarafından ödendiğini, davacı bankanın geçmiş döneme ait geri ödemesi tamamlanan kredi taahhütnamelerini kullanarak müvekkilini olmayan bir borçtan dolayı sorumlu tutmaya çalıştığını, müvekkilinin 03.11.2004 tarihinden itibaren dava dışı şirketin hiçbir kredi sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzasının bulunmadığını, takip talebinde borçluların hangi miktar ve hangi sözleşmelerden dolayı borçlu olduklarının açıklanmadığını, davacı ile dava dışı şirket ve diğer kefiller arasında borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin 15.06.2011 tarihli protokolün imzalandığını, protokole müvekkilinin dahil edilmediğini belirterek davanın reddine ve % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında ilk kredi ilişkisinin 17.07.1996 tarihinde başladığı, bu tarihten sonra 1999 yılına kadar düzenlenen 5 adet genel kredi taahhütnamesinde toplam 77.000,00.-TL miktar yönünden davalının kefaletinin bulunduğu, 1999 tarihinden sonraki 17 adet sözleşme ve protokole imza koymadığı, sözleşmelerin hiçbirinde diğer sözleşmelerle bağlantıyı sağlayan dökümlü bir bağlantı maddesinin bulunmadığı, banka ile asıl borçlu arasındaki kredi ilişkisinin davalının devrede olmadığı dönemde hacmen büyüdüğü, çeşitlilik kazandığı ve duruma uygun düşecek şekilde sözleşme ve teminatlara bağlandığı, paradan “0” atılması suretiyle eski sözleşmeleri ikame edecek tarzda yeni sözleşmeler düzenlendiği, bu safhaların hiçbirinde davalının imzasına ihtiyaç duyulmadığı, davacı banka ile asıl borçlu arasındaki sözleşme yenilemeleri ve bunlarda davalının kefaletine ihtiyaç duyulmadığı hususları dikkate alındığında davacı bankanın davalının kefaletine itibar etmediği, kat ihtarnamesinde davalının adını muhatapların arasına koymadığı gerekçeleriyle davalıya parasal bir sorumluluk yüklenemeyeceği kanaatine varıldığından açılan itirazın iptali davasının reddine, davacı bankanın takibinde kötü niyetli olduğu hususu kanıtlanamadığından davalı tarafın % 40 tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 09.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.