Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5323 E. 2012/11004 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5323
KARAR NO : 2012/11004
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkilinin araç lastik alım satımı ile iştigal eden ve halen gayri faal olan …Oto Lastik ve Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. ortaklarından olduğunu, Garanti Bankası…Şubesine hesabından işlem yapmak üzere gittiğinde hesabına … 1. İcra Müdürlüğünün 2009/661 sayılı dosyasından haciz ve bloke konulduğunu öğrendiğini, icra dairesine gittiğinde dosya davalısı banka tarafından 30/04/2007 tarihinde imzalanan iki kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullanıldığı ve borcun bir kısmının ödenmediği iddiası ile şirket ve ortakları hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını gördüğünü, sözleşmedeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin 24/11/2006 ile 27/07/2008 tarihleri arasında komando er olarak … İli Jandarma Komutanlığında askerlik görevi yaptığını, 30/04/2007 tarihinde izinli olmadığını ve birliğinde bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli icra takibi yapan davalı banka aleyhine % 40 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili; dava dışı borçlu şirkete kullandırılan kredilere davacının müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imza atması nedeniyle ödenmeyen borçlardan sorumlu bulunduğunu, imzaların sözleşme tarihinden sonra da atılması ve tamamlanmasının bankacılık uygulamasında görülebilen bir durum olduğunu, sözleşmenin yapıldığı tarihte askerlik görevini yapıyor olmasının tek başına imzaların davacıya ait olmadığı sonucunu doğurmayacağını, imzaların birbirine benzediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, dosyaya gelen müzekkere cevabi yazılarına göre, sözleşmenin düzenlendiği tarihte davacının askerde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda bahsi geçen mukayese belgelerin asıllarının celbedilip incelendiğine ve bu belgelerin kredi sözleşmeleri tarihlerinden önce imzalanıp imzalanmadığı hususunda dosyada bir açıklık bulunmadığından bilirkişi raporu bu haliyle Yargıtay denetimine elverişli değildir. Mahkemece özellikle kredi sözleşmeleri tarihlerinden önceki tarihleri içerir davacının imzasının bulunduğu belge asıllarının ilgili mercilerden getirtilerek konusunda uzman bilirkişi kurulundan davalının itirazlarını da karşılayacak şekilde rapor alınıp, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.