Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5367 E. 2012/11007 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5367
KARAR NO : 2012/11007
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketlere akaryakıt tedarik ettiğini, bu vesile ile müvekkil ile davalılar arasında ticari bir ilişkinin olduğunu, bu kapsamda davalı şirketlerin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkiline tevdi edilen bir kısım çeklerin, yanlar arasında yapılan protokol gereğince müvekkil tarafından davalılara iade edildiğini, iade edilen bu çekler yerine takibe konu olan senetlerin alındığını, bu senetlerin 5 adette toplam 48.280.- YTL olduğunu, bonoların, davalı şirketlerin sahibi ve yetkilisi olan … tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini, senetlerin vadesinde ödenmemesi üzerine davalı şirketler aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; iddia edilen hayali alacakların dayanağı bonoların 3 yıllık zaman aşımına uğradığını ve sahte imzalı olduklarını, kaldı ki müvekkil davalı şirketlerin davacı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, bu hususun, ticari defter kayıtları ve bonolardaki borçlu ve ciranta imzalarından anlaşılabileceğini, bonoların vadelerinde borçlulara ibraz edildiği kanıtlanmadığından temerrüt halinin doğmadığını, ayrıca cirantaların da sorumluluktan kurtulduğunu savunarak davanın reddine ve davacının %40 tazminata mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; temel borç ilişkisine dayanan davacının TMK’nın 6. maddesi kapsamında temel borç ilişkisini ispat etmesi gerektiği, incelenen protokol kapsamında bu protokol konusu bonolar kadar borçlu olunduğu yönünde taahhütte bulunulmuş ise de; protokol üzerinde tarafların imzalarının bulunmadığı, bonoların zamanaşımına uğradığı savunması karşısında ispat yükü kendisinde olan davacının usulüne uygun biçimde alacağının varlığını ispat edemediği, hak düşürücü süre içinde açılmayan itirazın iptali davasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davası borçlunun süresinde yaptığı itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılması gerekir. Borçlunun itirazı alacaklıya tebliğ edilmeden dava açma süresi işlemeye başlamaz. Mahkemenin davanın süresinde açılmadığına dair gerekçesi İİK.’nın 67. maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Ayrıca davacı alacaklı takibinde 5 adet bonoya dayanmış, bononun verilme nedeni olarak “Protokol” başlıklı bir belge sunmuştur. Zamanaşımına uğrayan bono temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı olup davacı iddiasını tanık dahil her türlü delille ispat edebilir. Davacı tarafından sunulan protokoldeki imzalar 13/11/2007 tarihli duruşmada davalı şirketlerin temsilcisi tarafından kabul edilmiştir. Mahkemece davalı şirketlerin temsilcisinin protokoldeki imzaya ilişkin kabulünün temel ilişki yönünden değerlendirilip toplanan tüm deliller birlikte ele alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.