YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5457
KARAR NO : 2012/19097
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket yetkilisi. ve vek.Av…. ile davalı vek.Av….’unun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının taraflar arasındaki 27.05.2004 tarihli ihracat anlaşmasını ihlal ettiğini, sözleşme süresince ve sözleşmenin yenilenmesi sürecinde müvekkilinin münhasır satış yapma yetkisinin bulunduğu ülkelere ihracat yaptığını, müvekkiline yapılan mal sevkiyatının önce kısmen, daha sonra da tamamen durdurulduğunu, süresinden önce sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin satış yaptığı müşterilerine karşı lastiklerin sadece ‘tan alınacağına dair bildirimde bulunduğunu belirterek maddi ve munzam zararın fazlaya dair kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL’nin ve 50.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin süresinde ihbarda bulunarak yeni sözleşme yapılması için müzakere talep ettiğini, bir süre devam eden müzakerelerin sonuçsuz kaldığını, sözleşmede belirtilen ülkelerin dışında olan . ve .’a da mal satarak pazarı bozduğunu, davacının sadece . markalı ürünleri satabileceğini, müvekkilinin . adı altında imal ettiği ürünlerin taraflar arasındaki sözleşme kapsamına girmediğini, davacının siparişlerinin karşılanmadığı şeklindeki iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davalı ‘ın sözleşmenin 8. maddesine göre 08.03.2006 tarihinde sözleşme süresinin sonunda yeni bir sözleşme yapma iradesini ortaya koyduğunu, taraflar arasındaki görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, bu nedenle 31.12.2006 tarihi itibarıyla sözleşmenin sona erdiği, taraflar arasındaki sözleşmede davacıya sedece “.” markalı ürünlerin satışı konusunda yetki verildiği, bu nedenle davacının uğradığı zararın 2006 yılında ve sadece markalı lastiklerin davalı tarafından davacının münhasır yetkisinde olan yerlerde satılmasından kaynaklanabileceği, bu şekilde belirlenen davacının kâr mahrumiyetinin davalıdan tahsili gerektiği, ıslah dilekçesi ile faiz talebinde bulunulmuşsa da dava dilekçesinde fazi talep edilmediğinden ıslah dilekçesi ile faiz talep edilemeyceği, hükmedilen miktarın dava dilekçesi ile talep edilen miktarın altında kaldığı, sözleşmenin 8. maddesinin davalıya sözleşmeyi sona erdirme hakkı verdiği, bu durumu bilen davacının
gerekli önlemleri olması gerektiği belirtilerek maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükmü taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili yargılama sırasında dava dilekçesini tamamen ıslah ederek, dava dilekçesindeki talep sonucunu bütünüyle değiştirmiş ve dava dilekçesinde talep etmediği hâlde faiz isteminde bulunmuştur. Bu durumda mahkemece, ıslah tarihinden itibaren davacı lehine faize hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle ıslah yoluyla talep edilen faiz isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı lehine hükmedilen 900 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.