YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5488
KARAR NO : 2012/13995
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıdan satın alınan alüminyum kapakların ayıplı olmaları nedeniyle, mallar karşılığı verilen çekin bedelsiz kaldığını bildirerek çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının, ürünlerin üretim yerinin, sözleşmenin akdedildiği yerin ve para borcu götürülecek borçlardan olduğundan sözleşme bedelinin ödendiği yerin İstanbul olduğu için, tarafların tacir olması da gözetilerek yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu bildirmiş ve süresinde yetki itirazında bulunarak, davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; tarafların tacir olup aralarında ticari ilişki ve sözleşme bulunduğu, HUMK’nun 10.maddesi gereğince sözleşmenin yerine getirileceği yerin genel hükümlere göre alacaklı olan davalının ikametgahı olduğu, yine HUMK’nun 9.maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu, ayrıca İİK’nun 72/son maddesi gereğince menfi tespit davalarında davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabileceği hükümleri göz önünde bulundurularak yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olduğu gerekçeleriyle davalının yetki itirazının kabulü ile yetki yönünden dava dilekçesinin reddine, kararın kesinleşmesi halinde ve süresinde talep edildiğinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibinden önce açılmış bir menfi tespit davası olup, yetkili mahkemenin belirlenmesinde genel yetki kurallarının uygulanması gerekir.
Davacı, satın aldığı malların ayıplı olması nedeniyle mallar karşılığında davalı satıcıya verdiği çekin bedelsiz kaldığını iddia ederek menfi tespit isteminde bulunmuş, mahkeme yetki yönünden ret kararı vermiştir.HUMK’nun 10.maddesi uyarınca ifa yeri mahkemesi de yetkili olacağından, ifa yerinin davacının ikametgahı olan Kula olup olmadığı konusunda davacı delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.