Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5588 E. 2012/15912 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5588
KARAR NO : 2012/15912
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; dava dışı …. şirketi ile müvekkili şirket arasında imzalanan 28.04.2008 tarihli sözleşme uyarınca inşaat demiri ve türevlerini satın almak üzere dava ve takip konusu 23.05.2008 keşide tarihli 102.771-TL bedelli çek ile birlikte dava konusu olmayan bir kısım çeklerin bu şirkete teslim edildiğini, dava konusu çekin diğer çeklerle birlikte sözleşme kapsamından da anlaşılacağı üzere teminat çeki olarak verildiğini, dava dışı şirketin sözleşme gereği teslim etmesi gereken demirleri teslim etmediği halde dava konusu çekle birlikte diğer çekleri devir ve ciro ettiğini, dava konusu çeki de bir faktoring şirketi olan davalıya devir ve ciro ettiği, dava konusu çeki ciro eden dava dışı şirket ile müvekkili şirket arasında mal ve hizmet satışının gerçekleşmediği, bu durumda herhangi bir mal satışına dayanmayan çekleri devralan davalıya karşı da müvekkili firmanın bir borcunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %40’dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; bedelsizlik iddiasının 3. şahıs durumunda bulunan ve iyi niyetli hamil olan müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, dava konusu faktoring sözleşmesi ve bunu tevsik edici belge olan faturanın dilekçe ekinde dosyaya sunulduğunu, bu nedenle ortada her yönüyle geçerli bir kambiyo ilişkisinin mevcut olduğunu, bu ilişkiden doğmuş olan kambiyo alacağının müvekkili şirketçe satın alındığını, davacının temlike bağlı def’ilerini müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini belirterek müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, davacının %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davaya konu çeklerin davacı ile dava dışı …. şirketi arasında imzalanan alım-satım sözleşmesi kapsamında dava dışı şirket tarafından davacıya teslim edilecek mallar karşılığında sipariş avansı olarak verildiği ve bu çekin dava dışı şirket ile davalı arasındaki faktoring sözleşmesine dayanılarak dava dışı şirket tarafından davalı … şirketine devir ve temlik edildiği, buna göre davacı borçlunun temlik edene karşı haiz olduğu bütün def’i ve itirazları temellük eden davalı … şirketine karşı da ileri sürme imkanına sahip olduğu, buna göre dava konusu çekin dava dışı şirkete avans çeki olarak teslim edilmiş olmasına rağmen dava dışı şirket tarafından davacıya çek karşılığında herhangi bir mal teslim edilmediği ve bu nedenle çekin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kabulü ile dava konusu çekten dolayı davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.