YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5619
KARAR NO : 2012/16269
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyla bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, ıslah ettiği davada müvekkilinin ticari ilişkide olduğu dava dışı 3. kişiye çekler ve senet verdiğini yapılan ödemeler sonunda davacının borcu kalmadığını, davalı şirketin bedelsizliği bilerek çekleri ve senedi devralarak aleyhe icra takibine başladığını belirterek, dava konusu çekler ve senet nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çeklere ve senede dava dışı 3. kişinin cirosu ile iyiniyetle hamil olduğunu bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ispat edilmeyen davacının davasının ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Duruşma günü hakim tarafından belirlenir. Mahkeme, belirlediği ve taraflara bildirmiş olduğu duruşma gününden önce duruşma yapamaz.
Mahkemece 22.11.2011 günlü duruşma oturumunda sonraki duruşma için 20.12.2012 tarihi tayin edilmiştir. Hal böyle olduğu halde 20.12.2011 tarihinde yani tayin olunan günden önce davacı yanın yokluğunda, davalının davaya devam istemi ile davanın sonuçlandırılması 6100 sayılı HMK’nun 27.maddesi hükmüne aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.