YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5836
KARAR NO : 2012/12599
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında kumaş alım satımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, sözkonusu sözleşme uyarınca alım satımın döviz cinsinden yapıldığını, faturaların teslim tarihindeki kur karşılığı düzenlendiğini, davalının teslim aldığı fatura bedelini gecikmeli ödemesi nedeniyle gecikme süresinde kur farkı oluştuğunu, sözleşme uyarınca fatura ile ödeme tarihi arasındaki kur farkının da fatura edileceğinin kararlaştırılmasına istinaden kur farkı ile ilgili olarak 31.12.2008 tarihli ve 189620 seri nolu, 8.656,31 TL. tutarındaki faturanın düzenlenerek davalıya gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, davacının ibraz ettiği alım satım sözleşmesindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkilinin davacı ile olan ticari ilişkilerinde döviz çeki kullandığı için kur farkı hususunu içeren sözleşmelere taraf olmasının düşünülemeyeceğini, zira yapılan ödemenin zaten döviz üzerinden olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuş ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacının davalıdan kur faturasına dayanarak alacak talep edebilmesi için taraflar arasında buna ilişkin bir sözleşme veya yerleşmiş bir uygulama bulunması ve davalının temerrüde düşmüş olması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda davacının dayandığı satış sözleşmesindeki imzanın davalı şirket yetkililerine ait olmadığının belirtildiği, buna göre taraflar arasında kur farkına ilişkin sözleşme olmadığının anlaşıldığı, davalının icra takibinden önce temerrüde düşmediği, ayrıca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında kur farkı uygulamasına ilişkin yerleşik bir uygulamanın da bulunmadığı anlaşılmakla davacının kur farkı faturasına istinaden alacak talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.