Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5840 E. 2012/13445 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5840
KARAR NO : 2012/13445
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davalı bankanın, Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2009/18656 esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine icra takibi yaptığını, takip dayanağı 31.10.2008 vadeli 7.900.00 TL bedelli ve 24.10.2008 vadeli 7.700.00 TL bedelli bonoların müvekkil tarafından düzenlenmediğini, imzaların müvekkile ait olmadığını, söz konusu bonoların dava dışı … tarafından müvekkilin imzası taklit edilerek düzenlendiğini, müvekkilin şikayeti üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2010/48380 Hazırlık dosyası ile yapılan soruşturmanın devam ettiğini ve kriminal inceleme sonucunun beklendiğini belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu senedin ciro silsilesi düzenli olduğundan 6762 sayılı TTK’nun 598. maddesine göre müvekkil bankanın iyi niyetli hamil olduğunu, dava konusu senetlerin müvekkil bankanın Garajlar şubesi kredili müşterisi … Gıda San. ve Tic. A.Ş.’ nin kredi borcuna karşılık ödeme olarak alındığını, diğer borçlu …’ün adı geçen şirketin yetkilisi olduğunu, müvekkili bankanın kötü niyeti ve ağır kusuru bulunmadığı gibi olayın asıl mağduru olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2010/48380 sayılı soruşturma dosyasında, … Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığından alınan 21.01.2011 tarihli rapor ile; takibe konu senetlerdeki imzaların davacı …’in eli mahsulü olmadığının tespit edildiğinin anlaşılması gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, takibe konu senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi likit olmayıp, yargılamayı gerektirdiğinden davacının %40 haksız takip tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemece dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken hazırlık tahkikatı sırasında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve böylece eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması uygun görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.