Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/589 E. 2012/7312 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/589
KARAR NO : 2012/7312
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin elektrik abonesi olduğu davalı şirketin sanayi trifaze tek terim tarifesinden faturalandırma yapması gerekirken hatalı olarak daha düşük tarife olan sanayi trifaze çift terim tarifesinden işlem yapıp faturalandırdığını, davalı şirketin kendi kusuru sonucu hatalı işlem yapmış olması nedeniyle müvekkilinden tarife fiyat farkından kaynaklanan 141,475,52 TL. tutarındaki ek tahakkukun ödenmesini istediğini, müvekkilinin davalıya yaptığı itirazın ise reddedildiğini, müvekkilinin söz konusu ek tahakkuk borcunu enerjinin kesilmemesi için taksitler halinde 28.06.2006 tarihli sözleşme uyarınca ödemeyi kabul ettiğini ve ayrıca 18.05.2008 vadeli bono vermek zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tarife fiyat farkı ve faizinden ötürü davalıya 61.997,90 TL. borçlu olunmadığının tespiti ile ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, davalıya verilen 18.05.2008 tarihli 178.243,16 TL. bedelli bononun şimdilik dava edilen miktar itibariyle bedelsizliğinin tespit ve iptaline, davanın reddi halinde davalının kusurundan kaynaklanan haksız fiyat farkı bedeli ile faiz itibariyle müvekkilinin uğradığı zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 61.997,90 TL’nin tespiti ile bu zararın tahakkuk ettiği tarihten itibaren hesaplanacak ticari reeskont faizi ile birlikte davalı alacağından takas ve mahsubuna ve şimdilik bu miktar itibariyle fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davalıya verilmiş olan 18.05.2006 vadeli senedin bedelsizliğinin tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK’nın 23/2 maddesi gereğince davacının faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığından fatura içeriğini kabul ettiğini, … İl Müdürlüğüne karşı açılan davada …. İl Müdürlüğünün tüzel kişiliğinin olmadığını, davanın tüzel kişiliği bulunan …. Ticaret Siciline kayıtlı UEDAŞ… Müdürlüğüne açılması gerektiğinden davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili kurumun ticaret merkezinin… olması nedeniyle davanın… Asliye Mahkemesinde açılması gerektiğini, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, ayrıca, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, davanın esasına ilişkin olarak ise, davacı şirketin ihtirazi kayıt ileri sürmeden 28.06.2006 tarihinde müvekkili kurum ile taksitlendirme protokolünü imzalayarak borcu kabul ettiğini ve toplam 77.4497,300 TL.ödeme yaptığını, davacının takas ve mahsup
taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, senedin bedelsiz olduğuna ilişkin iddianın da yazılı delil ile kanıtlanması gerektiğini, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 23. maddesine uygun olarak davacı firma hakkında ek tahakkuk faturası düzenlendiğini ileri sürerek davanın usul ve esas açısından reddine, davalı lehine %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında elektrik enerjisi sağlanmasına dair sözleşme ve tarife değişikliği tek terim sanayi puan tarifesi sözleşmesinden davacı şirkete tahakkuk ettirilen 141.475,52 TL tutarındaki borcun davalı şirket tarafından süresi içerisinde fatura içeriğine itiraz edilmediği, böylece fatura içeriğinin kabul edilmiş sayıldığı, ayrıca taraflar arasında 28.06.2006 tarihinde yapılan protokol ile borcun taksitler halinde ödeneceğinin davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeden imzalandığına göre elektrik tüketiminden kaynaklanan borç miktarının davacı tarafça kabul edildiği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tarife farkından doğan ek tahakkuk faturası nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile yapılan ödemelerin istirdadı ve söz konusu fatura nedeniyle davalı kuruma verilen bono nedeniyle de borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; …. İl Müdürlüğünce yapılan hesaplamalara dair dosyaya sunulan her bir tüketim dönemine ait ayrıntılı dökümlerin incelemesi sonucu EPMHY’nin 23. maddesi hükümlerine uygun olarak işlem yapıldığı, aynı Yönetmeliğin 24. maddesinde zamanında ödenmeyen borçlara ilişkin gecikme zammı hesabının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammını aşamayacağının belirtildiği, davaya konu ek tahakkuk faturasında yazılı tutarın son ödeme tarihi itibariyle ödenmemesi sonucu düzenlenen protokol tarihine kadar geçen süre için Yönetmeliğin 24. maddesi çerçevesinde gecikme faizi hesabı yapıldığı, belirtilmiş ancak denetime elverişli olacak şekilde açıkça fatura miktarının nasıl belirlendiği ve faiz miktarının nasıl bulunduğu hesap edilerek açıklanmamıştır. Diğer taraftan, davacı vekilince son celse bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olup, davacı itirazlarının karşılandığı ek rapor alınmadan anılan rapora itibar edilerek hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; davacı vekilinin itirazları da gözetilerek konusunda uzman ve rapor düzenlemeye ehil 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine açık ve elverişli rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.