Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/598 E. 2012/11014 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/598
KARAR NO : 2012/11014
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı davacı vekilince de katılma yolu ile duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılardan asil … ve vek.Av…. ile… İnş. San. Ltd.Şti. vek.Av….in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı… AŞ. tarafından takibe konulan 1.200.000 USD bedelli 15.06.2007 keşide tarihli çekin sahte, düzmece ve montaj yoluyla ve senet lehtarı davalı …’la birlikte danışıklı olarak icra takibine konulduğu, senedin matbu olmayıp, daktilo ve bilgisayar ile bilgisayarda montaj yoluyla hazırlanmış, çıplak gözle dahi sahte ve uydurma olduğu anlaşılan belge için Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, takibe konulan bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile sahte senedin iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili …’ın dava dışı … AŞ’nin ortaklarından biri ve yetkili olduğunu, davacı şirket ile dava dışı … AŞ.arasında iş ortaklığı sözleşmesi bulunduğunu, senet üzerindeki imzaların davacı yana ait bulunduğunu, davaya konu senedi davalı şirket yetkilisi …in hazır halde getirerek davacı şirket kaşesini vurup imzaladığını, toplantıda hazır olan M….in de kefil olarak imza attığını, olayı bilen tanıkların dinlenilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, grafoloji raporu, Adlı Tıp Kurumu Raporu ile senedin başka araçla düzenlenmiş bir belgeden yararlanılarak senet haline dönüştürülmüş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne takibe konu 07.01.2004 tanzim, 15.06.2007 vade tarihli 1.200,000 USD bedelli senetlerden dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, senet bedelinin dava tarihi itibariyle değeri üzerinden davacı yararına takdir edilen %40 kötü niyet tazminatı tutarı 566.400 TL’nin davalı …’tan alınarak davacıya verilmesine, diğer davalı hakkındaki kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince ve katılma yolu ile davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, temyize cevap dilekçesinde temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.

2- Davalılar vekillerinin temyizine gelince, dava; 07.01.2004 tanzim 15.06.2007 vade tarihli 1.200.000 ABD dolarlı bononun sahte olarak düzenlendiği iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. Dava konusu bono ile ilgili olarak … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/828 esas sayılı dosyası ile sahte senet tanziminden dolayı açılan ceza davası bulunduğu, keza aynı şekilde sahte olarak düzenlendiği iddia edilen ancak bu dava konusu olmayan bonolarla ilgili olarak resmi evrakta sahtecilik iddiasıyla … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/149 E. 2009/989 Karar sayılı kararı ile 27.07.2009 tarihinde … ve …’in cezalandırılmasına dair verilen ve Yargıtay aşamasında olduğu anlaşılan diğer bir ceza dosyası daha olduğu görülmektedir.
Hal böyle olunca mahkemece, BK 53 “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilini faili temyiz kudretine haiz bulup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinden verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir….” maddesi (Türk Borçlar Kanunu m.74) kapsamında ceza davasında saptanacak maddi olaylar, hukuk hakimini bağlayacağından özellikle, dava konusu bono ile ilgili … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/828 Esas sayılı, ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde, hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davalılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.