YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6024
KARAR NO : 2012/12725
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline … İcra Müdürlüğü’nün 2011/4257 esas sayılı dosyasından 200.000 ABD doları bedelli bono sebebiyle borçlu olduğundan bahisle ödeme emri gönderildiğini, takibin kesinleştiğini, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, bahse konu bonoyu imzalamadığını, müvekkilinin bilgileri kullanılarak sahtecilik yapılmış olması ihtimali nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını beyan ederek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin iptaline, davalı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra dosyasında takip talebinde bulunurken asıl senet borçlusunun isim ve soyadının yazıldığını, ancak sehven vatandaşlık numarası olarak senet borçlusu ile soyadı tam olarak tutmayan davacının vatandaşlık numarasının yazıldığını, ödeme emri davacıya tebliğ olunmasına rağmen davacının herhangi bir itirazda bulunmamış olduğunu, kesinleşen takipte davacı aleyhine herhangi bir haciz işleminin yapılmadığını, davacının dava açmasının kötü niyetli olduğunu ve dava açmada hukuki menfaatinin bulunmadığını, kendilerinin dava açıldıktan sonra icra müdürlüğüne müracaat ederek TC numarasındaki yanlışlığı düzelttiklerini, takip dayanağı senedin borçlusunun davacı olmadığını kabul etmekle birlikte, takipte borçlu sıfatı bulunmayan davacının açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda; tarafların takip dayanağı senedin borçlusunun davacı olmadığı konusunda anlaştıkları, taraflar arasındaki ihtilafın dava açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı konusunda olduğu, davacı tarafça mahkemeye dava açıldığı tarihte davacı hakkında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, takibe dayanak senette borçlu görünen kişi ile icra takibi başlatılan kişinin aynı olmadığı, davalı bankaca mahkemede dava açılmadan önce bu hatanın düzeltilmediği, davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunduğu belirtilerek, davanın kabulüne, davacının hakkında başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatı talebinin davalının takip başlatmasında kötü niyetli olduğu tespit edilemediğinden reddine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, davalı taraf ilk celsede davayı kabul ettiğinden vekalet ücretinin yarısının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 11.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.