Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/603 E. 2012/7313 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/603
KARAR NO : 2012/7313
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-birleşen dava davacısı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili; asıl davada müvekkili ile davalı firma arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı-satıcı firma tarafından satılan malın teminatı olmak üzere icra takibine konu senedin teminat senedi olarak davalı şirket ortağı adına düzenlenerek davalıya verildiğini, söz konusu senet karşılığında mal satın alınmadığını ileri sürerek takip konusu senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ve dava konusu takibin iptaline, davacı lehine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; asıl davada, müvekkiline borçlu olan davacı şirketin takip konusu senedin teminat senedi olduğu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini ve davalı lehine %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili; birleşen davada müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağı olduğu halde davalıdan satın alınan malın teminatı olarak verilen senet nedeniyle müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek takip konusu senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini ve davacı lehine %40 tazminata karar verilmesini, ayrıca davalıdan olan 61.954,15 TL. alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; birleşen davada, müvekkiline borçlu olan davacı şirketin takip konusu senedin teminat senedi olduğu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini ve davalı lehine %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacının icra takiplerine konu iki adet senedin teminat senedi olduğunu usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlayamadığı, birleşen davada her ne kadar 61.954,15 TL. alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de davacı tarafın bu talebini harçlandırmadığı, dolayısıyla bu talep yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı, bu nedenle haçlandırılmayan bu talep yönünden hüküm kurulmadığı gerekçesiyle davacı tarafından açılan asıl ve birleşen menfi tespit davalarının reddine, koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat taleplerinin de reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının dava konusu senetlerin teminat senedi olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış olmasına, senetlerdeki bedel kaydının davalı tarafça talil edilmemiş bulunmasına göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 02.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.